S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Küresel, Bölgesel ve Ulusal Düzeyde Gastrit ve Duodenit Yükü: 1990-2050

Araştırmanın Adı

Global, regional, and national burden of gastritis and duodenitis from 1990 to 2021 with projections to 2050: a systematic analysis of the Global Burden of Disease Study 2021

Yazarlar

Lufei Wang 1, Wei Jiang 1, Hui Li 2 3

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40520897/ 2025 May 10;22(11):2570-2582. doi: 10.7150/ijms.109762. eCollection 2025. PMID: 40520897 PMCID: PMC12163426 DOI: 10.7150/ijms.109762

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2025 yılı makalesinin orjinal adı: “Global, regional, and national burden of gastritis and duodenitis from 1990 to 2021 with projections to 2050: a systematic analysis of the Global Burden of Disease Study 2021”

 

1990-2021 dönemindeki küresel, bölgesel ve ulusal hastalık yükü değerlendirilmiş ve 2050 yılına yönelik öngörüler oluşturulmuştur. GBD 2021 verileri kullanılmıştır.

 

Araştırmaya göre 2021 yılında dünya genelinde yaklaşık 27,2 milyon yeni gastrit ve duodenit vakası görülmüştür. Aynı yıl mevcut vaka sayısının yaklaşık 38,3 milyon olduğu, hastalıkların 2,81 milyon engelliliğe ayarlanmış yaşam yılına (DALY) ve yaklaşık 43 bin ölüme yol açtığı bildirilmiştir. Buna karşın 1990-2021 arasında yaşa göre standartlaştırılmış hastalık oranlarında küresel ölçekte azalma saptanmıştır.

 

Çalışmada kadınlarda mevcut vaka sayısının erkeklerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hastalık yükünün yaşla birlikte arttığı ve mevcut vaka sayısının 55-59 yaş grubunda en yüksek düzeye ulaştığı görülmüştür. Düşük ve düşük-orta sosyo-demografik indeks düzeyine sahip bölgelerde hastalık oranlarının artış gösterdiği bildirilmiştir.

 

Bölgesel açıdan Doğu Asya, 2021 yılında en yüksek görülme ve yeni vaka oranlarının bulunduğu bölgeler arasında yer almıştır. Sahra Altı Afrika ise ölüm ve hastalık yükü açısından en yüksek değerlere sahip bölge olarak belirlenmiştir. H. pylori enfeksiyonu ve olumsuz beslenme alışkanlıklarının da hastalık yükünde rol oynayabileceği belirtilmiştir.

 

Sonuç olarak çalışmada, toplam vaka sayısının 2050 yılında yaklaşık 51,24 milyona ulaşabileceği öngörülmüştür. Buna karşılık yaşa göre standartlaştırılmış görülme oranının 2021’de 454,31’den 2050’de 402,14’e gerilemesi beklenmektedir. Bulgular, nüfus artışı ve yaşlanmanın toplam vaka sayısını artırabileceğini, ancak standartlaştırılmış hastalık yükünün azalabileceğini göstermektedir. Özellikle yaşlanan nüfusta ve düşük sosyoekonomik düzeyli bölgelerde korunma ve erken tanının önemine dikkat çekilmektedir.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Küresel, Bölgesel ve Ulusal Düzeyde Gastrit ve Duodenit Yükü: 1990-2050


Gastrit ve duodenit, dünya genelinde önemli sayıda kişiyi etkileyen ve sindirim sistemi hastalıkları arasında dikkate değer bir hastalık yükü oluşturan rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Bu hastalıkların toplumlar üzerindeki etkisinin yalnızca yeni vaka sayılarıyla değil; mevcut vaka sayısı, engelliliğe bağlı yaşam kaybı ve ölümler gibi farklı göstergeler üzerinden değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmada, 1990-2021 yılları arasındaki gastrit ve duodenit yükü küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerde incelenmiş, ayrıca mevcut eğilimler kullanılarak 2050 yılına yönelik tahminler oluşturulmuştur. Araştırmada Global Burden of Disease Study 2021 veri setinden yararlanılmıştır.

 

Makalede, 2021 yılında dünya genelinde gastrit ve duodenite bağlı yaklaşık 27,2 milyon yeni vakanın ortaya çıktığı ve toplam mevcut vaka sayısının yaklaşık 38,3 milyona ulaştığı bildirilmektedir. Aynı yıl bu hastalıkların yaklaşık 2,81 milyon engelliliğe ayarlanmış yaşam yılına (DALY) neden olduğu ve yaklaşık 43 bin ölümle ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Bu sonuçlar, gastrit ve duodenitin toplum sağlığı açısından yalnızca yaygın görülen sindirim sistemi sorunları olmadığını, aynı zamanda önemli bir hastalık yüküne neden olduğunu göstermektedir.

 

Araştırmaya göre 1990-2021 döneminde küresel ölçekte yaşa göre standartlaştırılmış yeni vaka ve mevcut vaka oranlarında genel olarak azalma meydana gelmiştir. Bununla birlikte toplam vaka sayısındaki değişim, nüfus artışı ve nüfusun yaşlanması gibi demografik faktörlerden etkilenmiştir. Çalışmada kadınlarda toplam mevcut vaka sayısının erkeklerden daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Ayrıca hastalık yükünün yaşla birlikte belirginleştiği ve mevcut vaka sayısının özellikle ileri yaş gruplarında yükseldiği, en yüksek düzeyin 55-59 yaş grubunda görüldüğü belirtilmiştir.

 

Bölgesel farklılıklar da araştırmada dikkat çekici sonuçlar arasında yer almaktadır. Makaleye göre Doğu Asya, 2021 yılında yeni vaka ve mevcut vaka oranları bakımından yüksek değerlere sahip bölgeler arasında bulunmuştur. Buna karşılık Sahra Altı Afrika’da ölüm oranları ve hastalığa bağlı toplam sağlık kaybının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Çalışmaya göre sosyo-demografik gelişmişlik düzeyi de hastalık yükünün dağılımıyla ilişkili bulunmuştur. Özellikle düşük ve düşük-orta sosyo-demografik indeks düzeyindeki bölgelerde bazı hastalık yükü göstergelerinde artış eğilimlerinin bulunması, sağlık hizmetlerine erişim, yaşam koşulları ve korunma stratejilerindeki farklılıkların önemini ortaya koymaktadır.

 

Makalede hastalık yükünü etkileyebilecek çeşitli faktörlere de dikkat çekilmektedir. Özellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu ve olumsuz beslenme alışkanlıklarının gastrit ve duodenit gelişiminde önemli rol oynayabileceği değerlendirilmektedir. Bunun yanında yaşlanan nüfusun ve dünya nüfusundaki genel artışın gelecekte toplam hasta sayısını yükseltebileceği öngörülmektedir. Araştırmada yapılan projeksiyonlara göre 2050 yılında dünya genelindeki toplam gastrit ve duodenit vakalarının yaklaşık 51,24 milyona ulaşabileceği tahmin edilmiştir. Ancak yaşa göre standartlaştırılmış görülme oranının 2021 yılında 100.000 kişi başına 454,31 düzeyinden 2050 yılında yaklaşık 402,14’e gerilemesi beklenmektedir. Bu durum, nüfus yapısındaki değişikliklerin toplam vaka sayısını artırmasına rağmen, yaş yapısı dikkate alındığında hastalık oranlarının azalabileceğini göstermektedir.

 

Sonuç olarak çalışmada, gastrit ve duodenitin küresel ölçekte halen önemli bir sağlık yükü oluşturduğu, ancak 1990-2021 döneminde yaşa göre standartlaştırılmış oranlarda genel bir düşüş yaşandığı ortaya konulmuştur. Buna rağmen nüfus artışı ve yaşlanma nedeniyle toplam vaka sayısının önümüzdeki yıllarda yükselmesi beklenmektedir. Çalışmaya göre özellikle yaşlı nüfusun giderek arttığı toplumlarda gastrit ve duodenitin sağlık sistemi üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerekmektedir. Düşük sosyo-demografik düzeydeki bölgelerde görülen yüksek hastalık yükü ise erken tanı, uygun sağlık hizmetlerine erişim, H. pylori enfeksiyonunun kontrolü ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi gibi koruyucu yaklaşımların önemini ortaya koymaktadır. Araştırmanın 2050 projeksiyonları, gelecekte gastrit ve duodenitin toplam vaka yükünün azaltılabilmesi için özellikle riskli ve dezavantajlı toplum gruplarına yönelik uzun vadeli halk sağlığı stratejilerine ihtiyaç duyulacağını göstermektedir.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.