S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Peptik Ülser Hastalığının Küresel Yükünü İnceleyen Bir Sistematik Analiz

Araştırmanın Adı

The global burden of peptic ulcer disease in 204 countries and territories from 1990 to 2019: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2019

Yazarlar

Jiajia Ren 1, Xuting Jin 1, Jiamei Li 1, Ruohan Li 1, Ya Gao 1, Jingjing Zhang 1, Xiaochuang Wang 1, Gang Wang 1

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35234893/ 2022 Oct 13;51(5):1666-1676. doi: 10.1093/ije/dyac033. PMID: 35234893 DOI: 10.1093/ije/dyac033

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2022 yılı makalesinin orjinal adı: “The global burden of peptic ulcer disease in 204 countries and territories from 1990 to 2019: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2019” 

 

Peptik ülser, mide veya onikiparmak bağırsağında oluşan yaralarla karakterize önemli bir sindirim sistemi hastalığıdır. Bu çalışmada hastalığın 1990–2019 yılları arasındaki yükü 204 ülkede incelenmiştir. Yaygınlık, ölüm ve sağlıklı yaşamdan kaybedilen yıllar (DALY) değerlendirilmiştir.

 

Araştırmada peptik ülser hastalığı olan kişi sayısının 1990 yılında yaklaşık 6,43 milyon iken 2019 yılında 8,09 milyona yükseldiği belirlenmiştir. Buna karşın yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık hızının 100.000 kişide 143,4’ten 99,4’e gerilediği ve yaklaşık %30,7 azaldığı gösterilmiştir. Makaleye göre toplam hasta sayısındaki artışın nüfus artışı ve yaşlanmayla ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

 

Çalışmada ölüm yükünde belirgin bir azalma saptanmıştır. Hastalığa bağlı küresel ölüm sayısı 1990 yılında yaklaşık 279 bin iken 2019 yılında 236 bine düşmüştür. Yaşa göre standardize edilmiş ölüm hızı 100.000 kişide 7,4’ten 3,0’a gerilemiş ve %59,4 azalmıştır. DALY oranının da 1990–2019 arasında %60,6 azaldığı belirlenmiştir.

 

Makalede düşük ve düşük-orta sosyodemografik düzeye sahip ülkelerde yaygınlık, ölüm ve DALY oranlarının daha yüksek olduğu vurgulanmaktadır. 2019 yılında en yüksek yaygınlık hızları Doğu Avrupa ve Güney Asya’da görülürken, ölüm yükünün Okyanusya ve Batı Sahra Altı Afrika’da daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Erkeklerde yaygınlık hızının kadınlardan daha yüksek olduğu da belirtilmiştir.

 

Araştırmaya göre 1990–2019 arasındaki iyileşmede Helicobacter pylori enfeksiyonlarındaki azalma, daha etkin tedavi, asit baskılayıcı tedavilerin yaygınlaşması ve nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların daha bilinçli kullanılması etkili olmuş olabilir. Bazı bölgelerde hastalık yükünün yüksek olması nedeniyle önleme, erken tanı ve uygun tedaviye erişimin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Çalışmaya göre küresel yük azalmış olsa da sosyoekonomik açıdan dezavantajlı ülkelerde sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi önemini korumaktadır.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Peptik Ülser Hastalığının Küresel Yükünü İnceleyen Bir Sistematik Analiz

 

Peptik ülser hastalığı, mide veya duodenumun iç yüzeyinde oluşan ülserlerle karakterize, dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu oluşturan sindirim sistemi hastalıklarından biridir. Hastalık; kanama, perforasyon ve diğer ciddi komplikasyonlara yol açabilmesi nedeniyle yalnızca bireysel sağlık açısından değil, toplumların sağlık yükü açısından da önem taşımaktadır. Makalede, peptik ülser hastalığının küresel boyuttaki etkisinin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulması amacıyla 1990–2019 dönemindeki veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada 204 ülke ve bölgeye ait veriler kullanılarak hastalığın yaygınlığı, buna bağlı ölümler ve sağlıklı yaşamdan kaybedilen yıllar (DALY) incelenmiştir.

 

Çalışmada 1990 yılında dünya genelinde yaklaşık 6,43 milyon kişinin peptik ülser hastalığına sahip olduğu, bu sayının 2019 yılında yaklaşık 8,09 milyona yükseldiği belirlenmiştir. Ancak toplam hasta sayısındaki artışa rağmen yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık hızında belirgin bir azalma saptanmıştır. Makaleye göre yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık hızı 1990 yılında 100.000 kişide yaklaşık 143,4 iken 2019 yılında 99,4’e gerilemiştir. Bu durum, küresel nüfusun büyümesi ve yaşlanması nedeniyle toplam hasta sayısı artarken, nüfusun yaş yapısındaki farklılıklar dikkate alındığında hastalığın görülme oranının azaldığını göstermektedir.

 

Makalede peptik ülser hastalığına bağlı ölüm yükünde de önemli bir gerileme olduğu bildirilmiştir. Araştırmaya göre hastalığa bağlı küresel ölüm sayısı 1990 yılında yaklaşık 279 bin iken 2019 yılında yaklaşık 236 bine düşmüştür. Yaşa göre standardize edilmiş ölüm hızının ise 100.000 kişide 7,4’ten 3,0’a gerilediği ve yaklaşık %59,4 oranında azaldığı belirtilmiştir. Benzer şekilde, hastalığın erken ölüm ve yaşam kalitesindeki kayıpları birlikte değerlendiren DALY yükünde de önemli bir azalma görülmüştür. Çalışmada yaşa göre standardize edilmiş DALY oranının 1990–2019 döneminde yaklaşık %60,6 oranında azaldığı gösterilmiştir.

 

Hastalık yükünün ülkeler ve bölgeler arasında eşit dağılmadığı da araştırmanın önemli bulguları arasında yer almaktadır. Makaleye göre düşük ve düşük-orta sosyodemografik düzeye sahip bölgelerde peptik ülser hastalığının yaygınlığı, ölüm oranları ve DALY yükü daha yüksek bulunmuştur. 2019 yılında en yüksek yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık oranlarının özellikle Doğu Avrupa ve Güney Asya gibi bölgelerde görüldüğü bildirilmiştir. Ölüm yükü açısından ise Okyanusya ve Batı Sahra Altı Afrika gibi bölgelerin daha olumsuz bir tablo sergilediği belirtilmiştir. Çalışmaya göre erkeklerde hastalık yükünün kadınlara kıyasla daha yüksek olması da dikkat çekici bulgulardan biri olmuştur.

 

Araştırmada 1990–2019 yılları arasında peptik ülser hastalığına bağlı yükte görülen azalmanın olası nedenleri de değerlendirilmiştir. Makalede Helicobacter pylori enfeksiyonlarının kontrol altına alınmasındaki gelişmelerin, hastalığın daha erken tanınmasının ve tedavi olanaklarının iyileşmesinin bu düşüşte rol oynayabileceği vurgulanmaktadır. Bunun yanında mide asidini azaltmaya yönelik tedavilerin daha yaygın ve etkili biçimde kullanılmasının ve nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların daha bilinçli kullanılmasının hastalık yükündeki azalmaya katkı sağlamış olabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, çalışmaya göre bazı bölgelerde yüksek hastalık yükünün devam etmesi, risk faktörlerinin kontrol edilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.

 

Sonuç olarak, çalışmaya göre 1990–2019 döneminde peptik ülser hastalığının yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık, ölüm ve DALY oranlarında belirgin bir azalma meydana gelmiştir. Buna rağmen dünya genelindeki toplam hasta sayısının artmış olması, nüfus artışı ve yaşlanmanın hastalık yükü üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Makalede özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde hastalık yükünün daha yüksek olduğu vurgulanmaktadır. Araştırmaya göre Helicobacter pylori enfeksiyonlarının önlenmesi ve tedavisi, uygun ilaç kullanımı, erken tanı ve etkili tedavi yaklaşımlarının sürdürülmesi peptik ülser hastalığının küresel yükünü azaltmada önem taşımaktadır. Çalışma, son yıllarda önemli ilerlemeler sağlanmış olmasına rağmen peptik ülser hastalığının özellikle yüksek riskli bölgelerde toplum sağlığı açısından önemini koruduğunu göstermektedir.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.