Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz
Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım
Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.
Sorularınız İçin Kolay İletişim
Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.
İrritabl Bağırsak Sendromunun Küresel Yaygınlığına Güncel Bir Sistematik Derleme Ve Meta-Analiz
Araştırmanın Adı
Global Prevalence of Irritable Bowel Syndrome: An Updated Systematic Review and Meta-Analysis
Yazarlar
Jhosmer Ballena-Caicedo , Lupita Ana Maria Valladolid-Sandoval , Fiorella E Zuzunaga-Montoya , Victor Juan Vera-Ponce
Yayın Bilgisi
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC12758091/ Gastroenterology Res. 2025 Dec 20;18(6):308–321. doi: 10.14740/gr2095 PMCID: PMC12758091 PMID: 41488823
MAKALENİN KISA ÖZETİ
İncelediğimiz 2025 yılı makalesinin orjinal adı : “Global Prevalence of Irritable Bowel Syndrome: An Updated Systematic Review and Meta-Analysis”
İrritabl bağırsak sendromu (İBS), karın ağrısı, şişkinlik ve dışkılama alışkanlıklarında değişikliklerle seyreden, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen yaygın bir sindirim sistemi hastalığıdır. Bu araştırmada, İBS’nin dünya genelindeki yaygınlığını daha güncel ve kapsamlı veriler üzerinden değerlendirmek amacıyla sistematik derleme ve meta-analiz gerçekleştirilmiştir.
Araştırmada farklı ülkelerden ve bölgelerden elde edilen çok sayıda çalışma birlikte değerlendirilmiştir. Çalışmaya göre İBS’nin toplumlar arasında yaygın olduğu ve görülme sıklığının kullanılan tanı ölçütlerine, araştırmanın yapıldığı bölgeye ve araştırma yöntemlerine göre önemli ölçüde değişebildiği vurgulanmaktadır. Özellikle farklı tanı kriterlerinin kullanılması, dünya genelindeki İBS oranlarının karşılaştırılmasını güçleştiren önemli faktörlerden biri olarak değerlendirilmiştir.
Makalede, İBS’nin yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı bir sorun olmadığı; bireylerin günlük yaşamını, sosyal aktivitelerini ve genel yaşam kalitesini etkileyebildiği belirtilmektedir. Araştırmaya göre kadınlarda İBS görülme oranlarının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bunun yanında yaş grupları ve coğrafi bölgeler arasında da farklılıklar bulunduğu gösterilmiştir.
Çalışmada elde edilen bulgular, İBS’nin küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Hastalığın yaygınlığındaki farklılıkların yalnızca biyolojik nedenlerle açıklanamayacağı; tanı yöntemleri, sağlık hizmetlerine erişim, toplumların sağlık davranışları ve araştırmalarda kullanılan ölçütlerin de sonuçları etkileyebileceği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak araştırma, irritabl bağırsak sendromunun dünya genelinde oldukça yaygın olduğunu ve toplumlar üzerinde önemli bir sağlık yükü oluşturduğunu göstermektedir. Makaleye göre gelecekte yapılacak araştırmalarda ortak ve daha standart tanı ölçütlerinin kullanılması, İBS’nin küresel yaygınlığının daha doğru belirlenmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca hastalığın erken fark edilmesi ve uygun şekilde yönetilmesi, bireylerin yaşam kalitesinin korunması açısından önem taşımaktadır.
İrritabl Bağırsak Sendromunun Küresel Yaygınlığına Güncel Bir Sistematik Derleme Ve Meta-Analiz
İrritabl bağırsak sendromu (İBS), karın ağrısı ile dışkılama alışkanlıklarında değişikliklerin bir arada görüldüğü, dünya genelinde en sık karşılaşılan fonksiyonel gastrointestinal hastalıklardan biri olarak tanımlanmaktadır. Hastalığın oluşumunda bağırsak-beyin eksenindeki değişiklikler, visseral aşırı duyarlılık, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizlikler ve psikososyal faktörler gibi çeşitli mekanizmaların rol oynadığı düşünülmektedir. İBS’nin toplumdaki yaygınlığına ilişkin sonuçların ülkeler ve araştırmalar arasında önemli farklılıklar göstermesi, kullanılan tanı kriterleri ve araştırma yöntemlerinin sonuçlar üzerindeki etkisini gündeme getirmektedir. Bu nedenle çalışmada, İBS’nin dünya genelindeki yaygınlığının güncel veriler kullanılarak değerlendirilmesi ve Roma III ile Roma IV tanı kriterlerine göre elde edilen sonuçların karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Araştırmada, PubMed, Scopus, Embase, Web of Science ve SciELO gibi önemli bilimsel veri tabanlarında kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Mart 2025’e kadar yayımlanan ve İBS yaygınlığını Roma III veya Roma IV kriterlerine göre değerlendiren gözlemsel çalışmalar araştırmaya dahil edilmiştir. İlk taramada 9.046 kayıt belirlenmiş, tekrar eden çalışmalar çıkarıldıktan ve uygunluk değerlendirmeleri yapıldıktan sonra toplam 43 araştırma sistematik derleme ve meta-analize alınmıştır. Bu çalışmalar 2008-2024 yılları arasında yayımlanmış ve toplam 188.885 katılımcıyı kapsamıştır. Makalede dahil edilen çalışmaların genel metodolojik kalitesinin yüksek olduğu ve örneklem seçimi açısından düşük yanlılık riski taşıdığı bildirilmiştir.
Makaleye göre Roma III kriterlerini kullanan 26 çalışmanın toplam sonuçları değerlendirildiğinde, İBS’nin küresel yaygınlığı %13,21 olarak hesaplanmıştır. Bu oran için %95 güven aralığı %10,70-%15,94 olarak bildirilmiştir. Roma IV kriterlerini kullanan 17 çalışmada ise küresel yaygınlık %17,14 olarak bulunmuş ve %95 güven aralığı %12,00-%22,99 olarak hesaplanmıştır. Çalışmada, yalnızca olasılıklı örnekleme yöntemi kullanan araştırmalar ayrıca değerlendirildiğinde yaygınlık oranlarının Roma III için %11,19’a, Roma IV için ise %13,28’e gerilediği gösterilmiştir. Bu bulgu, örneklem seçiminin İBS’nin toplumdaki tahmini yaygınlığı üzerinde önemli bir etkisi olabileceğini düşündürmektedir.
Araştırmaya göre İBS yaygınlığında ülkeler arasında da belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Roma III kriterlerine göre yapılan değerlendirmelerde bazı ülkelerde oranlar %3 civarında kalırken, bazı ülkelerde %20’nin ve hatta %29’un üzerine çıkmıştır. Roma IV kriterleri kullanılan çalışmalarda da benzer bir değişkenlik görülmüş; bazı bölgelerde %5 civarında oranlar bildirilirken Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerde %40’ın üzerinde değerler raporlanmıştır. Ancak makalede bu farklılıkların doğrudan ülkeler arasındaki gerçek hastalık farklarını göstermeyebileceği vurgulanmaktadır. Beslenme alışkanlıkları, yaşam biçimi, sosyoekonomik koşullar, psikososyal faktörler, sağlık hizmetlerine erişim, örneklem seçimi ve tanı kriterlerinin uygulanma biçimi gibi birçok unsurun sonuçları etkileyebileceği belirtilmektedir.
Çalışmada cinsiyete göre yapılan değerlendirmelerde de dikkat çekici sonuçlar elde edilmiştir. Roma III kriterlerine göre İBS yaygınlığı kadınlarda %15,69, erkeklerde %11,10 olarak hesaplanmıştır. Roma IV kriterlerinde ise kadınlarda %20,17, erkeklerde %11,45 oranları bildirilmiştir. Böylece her iki tanı kriterinde de kadınlarda İBS görülme oranının erkeklerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Makalede bu farklılığın altında çeşitli biyolojik ve psikososyal mekanizmaların bulunabileceği, ancak mevcut verilerin tek bir nedene işaret etmediği belirtilmektedir. Ayrıca Roma IV kriterlerini kullanan daha yeni araştırmalarda zaman içerisinde yaygınlık oranlarında artış eğilimi gözlenmiştir. Araştırmaya göre bu artış, tanı kriterlerinin uygulanma biçimindeki değişiklikler ve araştırma popülasyonlarının özellikleri gibi faktörlerle ilişkili olabilir.
Makalede ayrıca Roma III ve Roma IV kriterleri arasındaki farklılıkların küresel yaygınlık tahminlerini önemli ölçüde etkilediği vurgulanmaktadır. Önceki araştırmalarda Roma IV kriterleri kullanılarak daha düşük oranlar bildirilmiş olmasına rağmen, bu güncel meta-analizde Roma IV ile elde edilen toplam yaygınlığın Roma III’e göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Çalışmaya göre bu durum, yalnızca tanı kriterlerinin kendisiyle değil, Roma IV’ü kullanan yeni araştırmaların sayısının artması, farklı toplumların çalışmalara dahil edilmesi ve kriterlerin klinik araştırmalarda zaman içinde daha iyi uygulanmasıyla da ilişkili olabilir. Bununla birlikte her iki analizde de çok yüksek heterojenite bulunması, sonuçların bütün dünya nüfusuna doğrudan ve aynı ölçüde genellenmesinin dikkatli yapılması gerektiğini göstermektedir.
Sonuç olarak araştırma, irritabl bağırsak sendromunun dünya genelinde oldukça yaygın bir gastrointestinal hastalık olduğunu ve küresel yaygınlık tahminlerinin kullanılan tanı kriterlerine ve araştırma yöntemlerine göre önemli ölçüde değişebildiğini ortaya koymaktadır. Makaleye göre Roma III kriterleriyle yaklaşık %13, Roma IV kriterleriyle yaklaşık %17 düzeyinde küresel yaygınlık tahmin edilmiştir; yalnızca olasılıklı örnekleme kullanan çalışmalar dikkate alındığında ise oranlar daha düşük bulunmuştur. Kadınlarda İBS yaygınlığının erkeklere göre daha yüksek olması araştırmanın önemli bulgularından biri olarak öne çıkmaktadır. Çalışmaya göre gelecekte İBS’nin gerçek küresel yükünün daha doğru belirlenebilmesi için standartlaştırılmış tanı ve araştırma yöntemlerinin kullanılması, özellikle yeterince temsil edilmeyen bölgelerde olasılıklı örnekleme dayalı yeni çalışmaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?
Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.