S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Dünya Genelinde Hemoroid Yaygınlığını İnceleyen Bir Sistematik Derleme Ve Meta-Analiz

Araştırmanın Adı

Worldwide prevalence of haemorrhoids: a systematic review and meta-analysis

Yazarlar

Amin Esmaeilnia Shirvani 1, Kimia Pakdaman 2, Zahra Maleki 3, Soroush Soraneh 1, Fatemeh Rezaei Chegini 3, Kasra Pakdaman 4, Mohebat Vali 5, Hossein-Ali Nikbakht 6, Layla Shojaie 7, Pouyan Ebrahimi 2 8

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/41450176/ Ann Med.2026 Aralık;58(1):2606433. doi: 10.1080/07853890.2025.2606433. Yayın tarihi: 26 Aralık 2025. PMID: 41450176 PMCID: PMC12777808 DOI: 10.1080/07853890.2025.2606433

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2026 yılı makalesinin orjinal adı: “Worldwide prevalence of haemorrhoids: a systematic review and meta-analysis”

Hemoroid, toplumda oldukça sık görülen anorektal hastalıklardan biri olmasına rağmen dünya genelindeki gerçek yaygınlığı konusunda farklı sonuçlar bildirilmiştir. Bu çalışmada, hemoroid hastalığının küresel yaygınlığını daha kapsamlı biçimde ortaya koymak amacıyla sistematik derleme ve meta-analiz yapılmıştır.

Araştırmada farklı ülkelerden 150 çalışma ve 210 veri seti değerlendirilmiş, toplam 8.960.338 kişinin verileri incelenmiştir. Çalışmaya 45 ülkeden elde edilen verilerin dahil edilmesi, hemoroid görülme sıklığının dünya genelindeki durumunun değerlendirilmesine olanak sağlamıştır. Bulgulara göre hemoroidin küresel nokta prevalansı %25,92 olarak belirlenmiştir. Başka bir ifadeyle, incelenen topluluklarda yaklaşık her dört kişiden birinde hemoroid bulunduğu görülmüştür.

Makaleye göre yaşam boyu hemoroid prevalansı %27,19, son bir yıllık prevalans ise %21,65 olarak hesaplanmıştır. Kadınlarda nokta prevalansı %27,33 ile erkeklerdeki %25,72 değerinden daha yüksek bulunmuştur. Bölgesel değerlendirmede ise en yüksek prevalans Afrika bölgesinde %28,07 olarak bildirilmiştir. Tanı yönteminin de sonuçları etkileyebildiği, invaziv yöntemlerle yapılan değerlendirmelerde hemoroid sıklığının daha yüksek bulunduğu vurgulanmaktadır.

Çalışmada hemoroid ile ilişkili olabilecek çeşitli faktörler de değerlendirilmiştir. Özellikle ileri yaş, obezite, gebelik, diyabet, ailede hemoroid öyküsü, kabızlık ve hipertansiyon ile hemoroid görülme sıklığı arasında ilişki bulunduğu bildirilmiştir. Ancak bu ilişkilerin özellikle düzeltilmemiş analizlerde ortaya çıktığı ve doğrudan nedensellik anlamına gelmediği dikkate alınmalıdır.

Araştırmaya göre belirtili hemoroid vakalarının yaygınlığı %31,22 olarak bulunurken, belirtisiz vakalarda bu oran %21,55 olarak hesaplanmıştır. İç hemoroidlerin prevalansı %26,85 ile dış hemoroidlerden (%7,31) daha yüksek bulunmuştur. En sık bildirilen belirti rektal kanama olmuş, hemoroid dereceleri arasında ise ikinci derece vakalar daha yaygın görülmüştür.

Sonuç olarak, makalede hemoroidin dünya genelinde oldukça yaygın bir sağlık sorunu olduğu ve farklı sosyoekonomik koşullarda benzer düzeylerde görülebildiği vurgulanmaktadır. Bulgular, yaş, vücut ağırlığı, gebelik, kabızlık ve bazı kronik hastalıklar gibi özelliklerin risk değerlendirmesinde dikkate alınabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, tanı yöntemleri ve incelenen toplumların özellikleri prevalans sonuçlarını değiştirebilmektedir. Çalışmaya göre özellikle risk grubundaki bireylerde erken değerlendirme ve koruyucu yaklaşımların önem taşıdığı belirtilmektedir.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Dünya Genelinde Hemoroid Yaygınlığını İnceleyen Bir Sistematik Derleme Ve Meta-Analiz

Hemoroidal hastalık, toplumda sık görülen anorektal hastalıklardan biri olmasına rağmen dünya genelindeki gerçek yaygınlığı konusunda farklı sonuçlar bildirilmiştir. Makalede, bu belirsizliği gidermek ve hemoroidal hastalığın küresel düzeyde ne kadar yaygın olduğunu ortaya koymak amacıyla sistematik derleme ve meta-analiz gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda PubMed, Scopus, Embase, Web of Science ve Google Scholar veri tabanlarında 31 Mart 2025 tarihine kadar yayımlanmış çalışmalar taranmıştır. Dil kısıtlaması uygulanmadan gerçekleştirilen tarama sonucunda elde edilen 6.312 kayıttan uygunluk kriterlerini karşılayan 150 çalışma ve 210 veri seti değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada toplam 45 ülkeden 8.960.338 kişinin verileri bir araya getirilmiştir.

 

Çalışmaya dahil edilen araştırmaların büyük bölümünün yetişkinleri kapsadığı, yalnızca beş veri setinin çocuk popülasyonuna odaklandığı belirtilmiştir. Verilerin 1969-2024 yılları arasındaki dönemleri kapsadığı ve çalışmaların farklı ülkeler ile farklı sağlık sistemlerinden elde edildiği bildirilmiştir. Makalede, Amerika ve Avrupa bölgelerinin en fazla veri sağlayan bölgeler olduğu, Amerika Birleşik Devletleri’nin ise en fazla çalışma ile temsil edildiği belirtilmektedir. Türkiye’den de yedi veri setinin araştırmaya dahil edildiği görülmektedir. Çalışmaların metodolojik kalitesi değerlendirildiğinde 25 çalışmanın düşük, 71 çalışmanın orta ve 54 çalışmanın yüksek yanlılık riski taşıdığı belirlenmiştir. Bu durum, küresel prevalans tahminlerinin yorumlanmasında çalışmalar arasındaki yöntemsel farklılıkların dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

 

Araştırmaya göre hemoroidal hastalığın küresel nokta prevalansı %25,92 olarak hesaplanmıştır. Bu oran, belirli bir zamanda toplumun yaklaşık dörtte birinde hemoroidal hastalık bulunduğunu göstermektedir. Yaşam boyu prevalans %27,19, son bir yıl içindeki prevalans ise %21,65 olarak bulunmuştur. Cinsiyet açısından değerlendirildiğinde kadınlarda nokta prevalansı %27,33, erkeklerde ise %25,72 olarak belirlenmiş ve kadınlarda daha yüksek bir oran bildirilmiştir. Çocuklarda nokta prevalansının %13,54 ile yetişkinlerdeki %24,90 oranından belirgin şekilde daha düşük olduğu görülmüştür. Makalede bu sonuçların hem yaş hem de araştırılan popülasyonların özellikleri açısından değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

 

Bölgesel değerlendirmede, hemoroidal hastalık prevalansının en yüksek olduğu bölgenin Afrika olduğu ve burada %28,07 oranına ulaştığı bildirilmiştir. Bununla birlikte çalışmaya göre bölgeler arasındaki farklılıklar oldukça sınırlı kalmış ve hemoroidal hastalığın farklı sosyoekonomik koşullarda da yaygın olduğu görülmüştür. Tanı yönteminin prevalans tahminleri üzerinde önemli bir etkisinin bulunduğu da araştırmada gösterilmiştir. İnvaziv tanı yöntemleriyle belirlenen prevalans %28,05 iken, invaziv olmayan yöntemlerde daha düşük oranlar elde edilmiştir. Bu bulgu, bazı toplumlarda hemoroidal hastalığın tanı yöntemlerine bağlı olarak olduğundan daha düşük bildirilebileceğini düşündürmektedir.

 

Makalede hemoroidal hastalıkla ilişkili olabilecek çeşitli özellikler de incelenmiştir. Araştırmaya göre ileri yaş, obezite, gebelik, diyabet, ailede hemoroid öyküsü, kabızlık ve hipertansiyon gibi faktörler hemoroid görülme olasılığındaki artışla ilişkilendirilmiştir. Ancak bu ilişkilerin özellikle düzeltilmemiş analizlerden elde edildiği ve doğrudan nedensel bir ilişki olarak değerlendirilmemesi gerektiği önem taşımaktadır. Çalışmada ayrıca belirti gösteren hemoroidal hastalık ile belirti göstermeyen vakalar arasında prevalans açısından farklılıklar bulunduğu, iç hemoroidlerin dış hemoroidlere göre daha sık görüldüğü ve rektal kanamanın en sık bildirilen belirtilerden biri olduğu aktarılmıştır.

 

Sonuç olarak, çalışmaya göre hemoroidal hastalık dünya genelinde oldukça yaygın bir sağlık sorunudur ve güncel verilerin bir araya getirilmesiyle toplumun yaklaşık dörtte birini etkileyebildiği gösterilmiştir. Bununla birlikte meta-analizde çalışmalar arasında çok yüksek düzeyde heterojenite bulunması, %25,92’lik oranın tüm dünya nüfusuna ait kesin bir oran şeklinde yorumlanmasını sınırlandırmaktadır. Tanı yöntemleri, yaş grubu, cinsiyet, araştırılan toplumun özellikleri ve çalışmaların metodolojik kalitesi prevalans sonuçlarını etkileyebilmektedir. Makaleye göre özellikle yaş, obezite, kabızlık, gebelik ve bazı kronik hastalıklar gibi özelliklerin bulunduğu gruplarda farkındalığın artırılması, uygun değerlendirme yapılması ve erken müdahale yaklaşımlarının geliştirilmesi önem taşımaktadır.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.