S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Fonksiyonel Dispepsinin Roma Kriterlerine Göre Küresel Yaygınlığını İnceleyen Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

Araştırmanın Adı

Global prevalence of functional dyspepsia according to Rome criteria, 1990–2020: a systematic review and meta-analysis

Yazarlar

Kwanjoo Lee 1, Chang-Il Kwon 1, Abdullah Özgür Yeniova 2, Ai Koyanagi 3, Louis Jacob 3 4, Lee Smith 5, Seung Won Lee 6, Masoud Rahmati 7 8, Ju-Young Shin 9, Jae Il Shin 10, Wonyoung Cho 11, Dong Keon Yon

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/38378941/ Sci Rep. 2024 Feb 20;14(1):4172. doi: 10.1038/s41598-024-54716-3. PMID: 38378941 PMCID: PMC10879214 DOI: 10.1038/s41598-024-54716-3

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2024 yılı makalesinin orjinal adı: “Global prevalence of functional dyspepsia according to Rome criteria, 1990–2020: a systematic review and meta-analysis”

Fonksiyonel dispepsi; belirgin yapısal hastalık saptanmamasına rağmen hazımsızlık, erken doyma, yemek sonrası dolgunluk ve üst karın ağrısı veya yanmasıyla seyreden yaygın bir sindirim sistemi sorunudur. Araştırmada, hastalığın dünya genelindeki yaygınlığı ve zaman içindeki değişimi Roma kriterleriyle değerlendirilmiştir.

 

Araştırmada 1990-2022 yılları arasında üç büyük veri tabanında tarama yapılmıştır. Roma I, II, III veya IV kriterlerini kullanan yetişkin nüfus araştırmaları değerlendirilmiştir. 44 çalışma, 40 ülkeden 256.915 yetişkini kapsayacak şekilde analize dahil edilmiştir.

 

Makaleye göre küresel yaygınlık %8,4 olarak hesaplanmıştır. Roma I kriterlerinde %11,9 olan yaygınlık, Roma IV kriterlerinde %6,8 bulunmuştur. Bu farklılığın tanı ölçütlerinin değişmesiyle ilişkili olabileceği belirtilmektedir.

 

Çalışmada yaygınlığın 1990-2002 döneminde %12,4 iken 2013-2020 döneminde %7,3’e gerilediği belirlenmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde %9,1, gelişmiş ülkelerde %8,0 yaygınlık bulunmuş; Kıtalarda en yüksek oran Güney Amerika’da %10,7 olarak bildirilmiştir.

 

Araştırmaya göre fonksiyonel dispepsi kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmüştür. Yaygınlık kadınlarda %9,0, erkeklerde %7,0 olarak bulunmuştur. Roma IV kriterlerinde kadınlarda görülme olasılığının daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

 

Sonuç olarak bu sistematik derleme ve meta-analiz, fonksiyonel dispepsinin dünya genelinde yaygın olduğunu göstermektedir. Araştırmaya göre yetişkinlerin %8,4’ünde bu durum görülmektedir ve kadınlarda daha sık saptanmaktadır. Çalışmada 1990’dan 2020’ye kadar yaygınlıkta genel bir düşüş eğilimi bildirilmiş olsa da ülke, bölge, cinsiyet ve tanı kriterlerine göre önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu bulgular, hastalığın küresel sağlık yükünün anlaşılması açısından önem taşımaktadır.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ


Fonksiyonel Dispepsinin Roma Kriterlerine Göre Küresel Yaygınlığı: Sistematik Derleme ve Meta-Analiz

 

Fonksiyonel dispepsi, sindirim sisteminde belirgin bir yapısal hastalık bulunmamasına rağmen üst karın bölgesinde rahatsızlık, yemeklerden sonra aşırı dolgunluk, erken doyma, üst karın ağrısı veya yanması gibi şikâyetlerle karakterize edilen yaygın bir sindirim sistemi problemidir. Bu durum yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmekte ve sağlık hizmetlerinin kullanımını artırabilmektedir. Fonksiyonel dispepsinin tanısında kullanılan Roma kriterleri zaman içerisinde değiştirilmiş ve farklı sürümler geliştirilmiştir. Bu nedenle hastalığın toplumlar arasındaki yaygınlığının değerlendirilmesinde kullanılan tanı kriterleri önemli bir farklılık oluşturabilmektedir.

 

Bu çalışmada, fonksiyonel dispepsinin dünya genelindeki yaygınlığının belirlenmesi ve Roma kriterlerinin farklı sürümlerine göre prevalansın nasıl değiştiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada 1990-2022 yılları arasında üç büyük bilimsel veri tabanında literatür taraması yapılmıştır. Roma I, Roma II, Roma III veya Roma IV kriterlerini kullanarak yetişkin nüfusta fonksiyonel dispepsi yaygınlığını değerlendiren çalışmalar incelemeye alınmıştır. Toplam 44 araştırma ve 40 ülkeyi kapsayan, 256.915 yetişkinin verileri sistematik derleme ve meta-analize dahil edilmiştir.

 

Makaleye göre fonksiyonel dispepsinin küresel yaygınlığı %8,4 olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte kullanılan tanı kriterlerine göre önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Roma I kriterlerini kullanan araştırmalarda yaygınlık %11,9 olarak belirlenirken, Roma IV kriterlerinin kullanıldığı çalışmalarda bu oran %6,8 olarak bulunmuştur. Çalışmaya göre bu farklılık, yalnızca toplumlar arasındaki gerçek hastalık sıklığından değil, fonksiyonel dispepsinin tanımlanmasında kullanılan kriterlerin zaman içerisinde değiştirilmiş olmasından da kaynaklanabilmektedir.

 

Araştırmada zaman içerisindeki değişim de değerlendirilmiştir. Çalışmaya göre 1990-2002 döneminde fonksiyonel dispepsi prevalansı %12,4 düzeyindeyken, 2013-2020 döneminde %7,3’e gerilemiştir. Ancak bu düşüşün hastalığın gerçek anlamda azalmasını kesin olarak gösterdiği düşünülmemelidir. Makalede tanı kriterlerindeki değişikliklerin, araştırma yöntemlerinin farklılaşmasının ve toplumların özelliklerinin sonuçlar üzerinde etkili olabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle farklı yıllarda gerçekleştirilen araştırmaların sonuçlarının doğrudan karşılaştırılmasında dikkatli olunması gerektiği vurgulanmaktadır.

 

Makaleye göre gelişmekte olan ülkelerde fonksiyonel dispepsi yaygınlığı %9,1, gelişmiş ülkelerde ise %8,0 olarak bulunmuştur. Bölgesel farklılıklar da dikkat çekmiş ve en yüksek prevalans Güney Amerika’da %10,7 olarak bildirilmiştir. Araştırmada cinsiyet açısından da farklılık saptanmış; kadınlarda fonksiyonel dispepsi yaygınlığı %9,0, erkeklerde ise %7,0 olarak hesaplanmıştır. Çalışmaya göre özellikle Roma IV kriterleri kullanıldığında kadınlarda fonksiyonel dispepsi görülme olasılığının daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

 

Araştırmada elde edilen bulgular, fonksiyonel dispepsinin dünya genelinde önemli ölçüde yaygın olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte çalışmaya göre prevalans değerlerinin değerlendirilmesinde yalnızca tek bir küresel oran üzerinden hareket edilmemesi gerekmektedir. Tanı kriterleri, araştırmanın gerçekleştirildiği dönem, bölgesel özellikler, cinsiyet dağılımı ve kullanılan yöntemler sonuçları etkileyebilmektedir. Makalede özellikle farklı Roma kriterlerinin kullanılması nedeniyle çalışmalar arasında belirgin prevalans farklılıklarının ortaya çıkabileceği vurgulanmaktadır. Bu durum, fonksiyonel dispepsinin küresel yükünün daha doğru belirlenebilmesi için standartlaştırılmış tanı yöntemlerinin önemini ortaya koymaktadır.

 

Sonuç olarak, bu sistematik derleme ve meta-analiz fonksiyonel dispepsinin dünya genelinde yaygın görülen bir sindirim sistemi problemi olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmaya göre yetişkin nüfusun yaklaşık %8,4’ünde fonksiyonel dispepsi bulunmaktadır ve kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görülmektedir. Çalışmada 1990-2020 yılları arasında genel bir prevalans düşüşü bildirilmiş olsa da bu değişimin tanı kriterlerindeki farklılıklardan etkilenmiş olabileceği belirtilmektedir. Makaleye göre fonksiyonel dispepsinin toplumlar üzerindeki gerçek yükünün anlaşılabilmesi için farklı ülkelerde yürütülecek, standart tanı kriterlerini kullanan ve uzun dönemli nüfus temelli araştırmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.