Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz
Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım
Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.
Sorularınız İçin Kolay İletişim
Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.
Fonksiyonel Gastrointestinal Bozukluklarda SİBO Yaygınlığını İnceleyen Sistematik Derleme Ve Meta-Analiz
Araştırmanın Adı
Systematic review and meta-analysis of the prevalence of small intestinal bacterial overgrowth in patients with functional gastrointestinal disorders
Yazarlar
M W Lou 1, Y Q Zhang 1, Y F Wang 1, J Y Fang 1, Y X Chen 1
Yayın Bilgisi
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/42402885/ Zhonghua Yi Xue Za Zhi . 2026 Jul 7;106(25):2622-2632. doi: 10.3760/cma.j.cn112137-20251218-03348. PMID: 42402885 DOI: 10.3760/cma.j.cn112137-20251218-03348
MAKALENİN KISA ÖZETİ
İncelediğimiz 2026. yılı makalesinin orjinal adı: “Systematic review and meta-analysis of the prevalence of small intestinal bacterial overgrowth in patients with functional gastrointestinal disorders”
SİBO, ince bağırsakta normalden fazla bakteri bulunmasıyla ilişkili bir durumdur ve karın şişkinliği, gaz, karın ağrısı, ishal veya kabızlık gibi çeşitli sindirim sistemi yakınmalarıyla birlikte görülebilmektedir. Bu araştırmada, fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan hastalarda SİBO’nun ne kadar yaygın olduğunun belirlenmesi ve farklı hastalık grupları ile tanı yöntemlerinin sonuçlar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Çalışmada, veri tabanlarının başlangıcından 20 Kasım 2025’e kadar yayımlanmış araştırmalar sistematik olarak taranmıştır. SİBO tanısı nefes testleri veya ince bağırsaktan alınan örneklerin kültür yöntemiyle değerlendirilmesiyle konulan ve fonksiyonel gastrointestinal bozukluk tanısı Roma kriterlerine göre belirlenen araştırmalar incelemeye alınmıştır. Toplam 81 araştırma değerlendirilmiş; fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan 6.017 hasta ile belirgin gastrointestinal yakınması bulunmayan 1.826 kişi karşılaştırılmıştır.
Araştırmaya göre SİBO prevalansı fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan hastalarda %39,0 olarak belirlenmiştir. Kontrol grubunda ise bu oran %11,5 olarak bulunmuştur. Buna göre fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan kişilerde SİBO görülme olasılığının yaklaşık 5 kat daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Alt gruplar incelendiğinde, irritabl bağırsak sendromu bulunan hastalarda SİBO prevalansı %40,4’e ulaşmıştır. En yüksek oran ise ishal baskın irritabl bağırsak sendromunda %41,3 olarak saptanmıştır. Fonksiyonel kabızlıkta %37,9, fonksiyonel dispepside ise %30,1 oranında SİBO bildirilmiştir.
Makalede tanı yöntemlerinin de sonuçları önemli ölçüde etkileyebildiği vurgulanmaktadır. Laktoz nefes testiyle SİBO prevalansı %45,7 olarak bulunurken glikoz nefes testi kullanılan araştırmalarda bu oran %28,7 olarak belirlenmiştir. Bu farklılık, kullanılan tanı yönteminin SİBO yaygınlığına ilişkin tahminleri değiştirebildiğini göstermektedir. Ayrıca araştırmada yaş ile SİBO prevalansı arasında yalnızca zayıf bir pozitif ilişki saptanmış, Asya toplumlarında ise SİBO riskinin Asya dışındaki toplumlara göre daha yüksek olduğu bildirilmiştir.
Sonuç olarak bu çalışma, fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan kişilerde SİBO’nun toplumdaki belirgin bir sıklıkta görüldüğünü ve özellikle irritabl bağırsak sendromunun ishal baskın tipinde daha yüksek oranlara ulaştığını göstermektedir. Bununla birlikte farklı tanı yöntemleri ve bölgeler arasında önemli değişkenlik bulunduğu unutulmamalıdır. SİBO tanısı yalnızca belirtilere dayanılarak konulmamalı, uygun klinik değerlendirme ve doğrulanmış tanı yöntemleriyle ele alınmalıdır.
Fonksiyonel Gastrointestinal Bozukluklarda SİBO Yaygınlığını İnceleyen Sistematik Derleme Ve Meta-Analiz
Fonksiyonel gastrointestinal bozukluklar; karın ağrısı, şişkinlik, gaz, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik ve hazımsızlık gibi yakınmalarla seyreden, günlük yaşam kalitesini etkileyebilen sindirim sistemi sorunları arasında yer almaktadır. Bu hastalıklar arasında irritabl bağırsak sendromu, fonksiyonel kabızlık ve fonksiyonel dispepsi önemli bir yere sahiptir. Son yıllarda bu hastalıkların değerlendirilmesinde bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve özellikle ince bağırsakta bakterilerin normalden fazla bulunmasıyla tanımlanan küçük intestinal bakteriyel aşırı çoğalma, yani SİBO, giderek daha fazla araştırılmaktadır. Makalede, fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan hastalarda SİBO’nun ne kadar yaygın olduğunun belirlenmesi ve farklı hastalık türleri ile tanı yöntemlerinin bu yaygınlık üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Araştırmada PubMed, Embase, Cochrane Library ve Çin’deki çeşitli bilimsel veri tabanları sistematik olarak taranmıştır. Tarama, veri tabanlarının başlangıcından 20 Kasım 2025 tarihine kadar yayımlanan çalışmaları kapsamıştır. Çalışmaya, SİBO tanısının nefes testleri veya ince bağırsaktan alınan örneklerin kültür yöntemiyle değerlendirilmesiyle konulduğu ve fonksiyonel gastrointestinal bozuklukların Roma kriterlerine göre belirlendiği araştırmalar dahil edilmiştir. İki araştırmacı tarafından bağımsız olarak gerçekleştirilen literatür taraması, veri çıkarma ve kalite değerlendirmesinin ardından toplam 81 araştırma meta-analize dahil edilmiştir. Bu araştırmalarda fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan 6.017 hasta ile belirgin gastrointestinal yakınması bulunmayan 1.826 kişiye ait veriler değerlendirilmiştir.
Çalışmaya göre fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan hastalarda SİBO prevalansı %39,0 olarak belirlenmiştir. Buna karşılık kontrol grubunda SİBO prevalansı %11,5 düzeyinde bulunmuştur. Araştırmaya göre fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan kişilerde SİBO görülme riskinin, belirgin gastrointestinal yakınması bulunmayan kişilere kıyasla yaklaşık 5,3 kat daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte araştırmada çalışmalar arasındaki farklılıkların oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum, SİBO yaygınlığına ilişkin sonuçların hastaların özellikleri, kullanılan tanı yöntemi ve araştırmaların gerçekleştirildiği bölgeler gibi faktörlerden etkilenebileceğini göstermektedir.
Makalede fonksiyonel gastrointestinal bozuklukların alt grupları da ayrı olarak değerlendirilmiştir. İrritabl bağırsak sendromu bulunan hastalarda SİBO prevalansı %40,4 olarak belirlenmiş ve bu grubun fonksiyonel gastrointestinal bozukluklar içerisinde en yüksek oranlardan birine sahip olduğu görülmüştür. İrritabl bağırsak sendromunun ishal baskın tipinde SİBO prevalansı %41,3 ile daha yüksek bulunmuştur. Fonksiyonel kabızlığı bulunan hastalarda bu oran %37,9, fonksiyonel dispepsisi bulunan hastalarda ise %30,1 olarak saptanmıştır. Çalışmaya göre özellikle irritabl bağırsak sendromu ve bunun ishal baskın tipi ile SİBO arasındaki ilişkinin dikkat çekici olduğu vurgulanmaktadır.
Araştırmada SİBO tanısında kullanılan yöntemin de prevalans sonuçlarını belirgin biçimde etkilediği ortaya konulmuştur. Laktoz nefes testi kullanılan çalışmalarda SİBO prevalansı %45,7 olarak belirlenirken, glikoz nefes testi kullanılan araştırmalarda bu oran %28,7 olarak bulunmuştur. Bu önemli farklılık, tanı yöntemlerinin SİBO sıklığına ilişkin tahminlerde değişkenliğe yol açabileceğini göstermektedir. Makaleye göre yaş ile SİBO prevalitesi arasında yalnızca zayıf bir pozitif ilişki bulunmuş ve bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Buna karşılık Asya toplumlarında SİBO riskinin Asya dışındaki toplumlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu bulgu, coğrafi ve bölgesel özelliklerin de SİBO yaygınlığındaki farklılıklarda rol oynayabileceğini düşündürmektedir.
Sonuç olarak bu çalışma, fonksiyonel gastrointestinal bozukluğu bulunan kişilerde SİBO’nun önemli ölçüde daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle irritabl bağırsak sendromu ve ishal baskın irritabl bağırsak sendromunda daha yüksek SİBO oranlarının belirlenmesi, bu hastalarda bağırsak mikrobiyotasının ve ince bağırsaktaki bakteriyel çoğalmanın araştırılmasının önemini gündeme getirmektedir. Bununla birlikte çalışmaya göre kullanılan tanı yöntemleri ve bölgesel farklılıklar prevalans sonuçlarında önemli değişikliklere neden olmaktadır. Bu nedenle SİBO değerlendirmesinin yalnızca gastrointestinal belirtilere dayanılarak yapılmaması, uygun klinik değerlendirme ve güvenilir tanı yöntemleriyle gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?
Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.