S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Multipl Sklerozda İnsan Bağırsak Mikrobiyomundaki Değişiklikler

Alterations of the human gut microbiome in multiple sclerosis

Yazarlar

Sushrut Jangi 1, Roopali Gandhi 1, Laura M Cox 1, Ning Li 2, Felipe von Glehn 1, Raymond Yan 1, Bonny Patel 1, Maria Antonietta Mazzola 1, Shirong Liu 1, Bonnie L Glanz 1, Sandra Cook 1, Stephanie Tankou 1, Fiona Stuart 1, Kirsy Melo 1, Parham Nejad 1, Kathleen Smith 1, Begüm D Topçuolu 3, James Holden 3, Pia Kivisäkk 1, Tanuja Chitnis 1, Philip L De Jager 1, Francisco J Quintana 1, Georg K Gerber 2, Lynn Bry 2, Howard L Weiner 1

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27352007/ 2016 Jun 28:7:12015. doi: 10.1038/ncomms12015. PMID: 27352007 PMCID: PMC4931233 DOI: 10.1038/ncomms12015

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2016 yılı makalesinin orjinal adı: “Alterations of the human gut microbiome in multiple sclerosis”

Bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi üzerinde önemli bir rolü bulunduğu ve otoimmün hastalıklarla ilişkili olabileceği bilinmektedir. Bu araştırmada, multipl skleroz (MS) tanısı bulunan bireylerin bağırsak mikrobiyotasındaki farklılıkların ve bağışıklık sistemiyle ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Çalışmaya 60 MS hastası ve 43 sağlıklı birey dahil edilmiştir. Dışkı örnekleri üzerinden 16S rRNA dizileme yöntemi kullanılarak bağırsak mikroorganizmalarının dağılımı değerlendirilmiştir.

Araştırmada, MS hastalarının bağırsak mikrobiyotasında değişiklikler saptanmıştır. Özellikle Methanobrevibacter ve Akkermansia miktarlarının daha yüksek, Butyricimonas miktarının ise daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu değişikliklerin, dendritik hücrelerin olgunlaşması ile interferon ve NF-κB sinyal yollarında görev alan bağışıklıkla ilişkili genlerin aktivitesindeki farklılıklarla bağlantılı olduğu görülmüştür.

Çalışmada, hastalık düzenleyici tedavi alan ve almayan MS hastaları arasında da bazı mikroorganizmalar açısından farklılıklar belirlenmiştir. Tedavi alan grupta Prevotella ve Sutterella miktarının daha yüksek, Sarcina miktarının ise daha düşük olduğu bildirilmiştir.

Makalede, bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin bağışıklık sistemiyle ilişkili olabileceği ve MS ile bağlantılı süreçlerde rol oynayabileceği vurgulanmaktadır. Ancak bu farklılıkların MS gelişimine katkıda mı bulunduğu yoksa hastalığın sonucu olarak mı ortaya çıktığı kesin olarak belirlenmemiştir. Araştırmaya göre, bu ilişkinin açıklığa kavuşturulması için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Sonuç olarak bu çalışma, MS ile bağırsak mikrobiyotası arasındaki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bulgular, bu ilişkinin MS araştırmalarında önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Multipl Sklerozda İnsan Bağırsak Mikrobiyomundaki Değişiklikler

 

Bağırsak mikrobiyotası, insan vücudunda bulunan mikroorganizmaların oluşturduğu karmaşık bir ekosistemdir ve sindirim sisteminin işlevlerinin yanı sıra bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde de önemli bir rol üstlenmektedir. Son yıllarda bağırsak ile beyin arasındaki iletişimin ve bağırsak mikrobiyotasının nörolojik hastalıklarla ilişkisi giderek daha fazla araştırılmaktadır. Multipl skleroz (MS), bağışıklık sisteminin merkezi sinir sistemine yönelik anormal yanıtıyla ilişkili kronik bir hastalık olduğundan, bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin MS ile bağlantılı olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle çalışmada, MS hastalarında bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı bireylerden farklı olup olmadığı ve belirlenen değişikliklerin bağışıklık sistemiyle ilişkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

 

Araştırmaya 60 multipl skleroz hastası ile 43 sağlıklı birey dahil edilmiştir. Katılımcılardan alınan dışkı örnekleri incelenerek bağırsaklarında bulunan mikroorganizmaların çeşitliliği ve dağılımı değerlendirilmiştir. Araştırmada bakterilerin belirlenmesi amacıyla 16S ribozomal RNA dizileme yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem sayesinde bağırsak mikrobiyotasında bulunan farklı bakteri gruplarının göreceli miktarları karşılaştırılabilmiştir. Böylece MS hastalarının mikrobiyota yapısının sağlıklı bireylerle karşılaştırılması ve hastalıkla ilişkili olabilecek belirgin farklılıkların belirlenmesi mümkün olmuştur.

 

Makalede, MS hastalarının bağırsak mikrobiyotasında sağlıklı bireylere kıyasla belirgin değişiklikler bulunduğu bildirilmiştir. Özellikle Methanobrevibacter ve Akkermansia miktarlarının MS hastalarında daha yüksek olduğu, buna karşılık Butyricimonas miktarının daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu mikroorganizmaların bağırsak ortamı ve bağışıklık sistemiyle farklı şekillerde ilişkili olabileceği değerlendirilmiştir. Çalışmaya göre söz konusu mikrobiyal değişiklikler yalnızca bağırsak içerisindeki bakterilerin dağılımında meydana gelen basit farklılıklar olarak değerlendirilmemelidir; bağışıklık sisteminin çalışma biçimiyle bağlantılı olabilecek biyolojik değişikliklerin göstergesi olabileceği düşünülmektedir.

 

Araştırmada ayrıca bağırsak mikrobiyotasındaki farklılıkların bağışıklık sistemi üzerindeki olası etkileri incelenmiştir. MS hastalarında daha fazla bulunan bazı mikroorganizmaların, dendritik hücrelerin olgunlaşması ve bağışıklık yanıtının düzenlenmesiyle ilişkili süreçlerle bağlantılı olduğu görülmüştür. Makaleye göre özellikle interferon ve NF-κB sinyal yollarıyla ilişkili bağışıklık mekanizmalarında farklılıklar saptanmıştır. Bu bulgular, bağırsakta bulunan mikroorganizmalar ile bağışıklık sistemi arasında çift yönlü bir etkileşim bulunabileceğini ve bu etkileşimin MS gibi otoimmün hastalıkların biyolojisinde dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir.

 

Çalışmada hastalık düzenleyici tedavi alan MS hastaları ile herhangi bir hastalık düzenleyici tedavi almayan hastalar arasında da bazı mikrobiyal farklılıklar belirlenmiştir. Tedavi alan hastalarda Prevotella ve Sutterella miktarlarının daha yüksek, Sarcina miktarının ise daha düşük olduğu bildirilmiştir. Bu sonuçlar, MS hastalarında gözlenen bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin yalnızca hastalığın kendisiyle değil, uygulanan tedavilerle de ilişkili olabileceğini göstermektedir. Araştırmaya göre bu durum, MS ile bağırsak mikrobiyotası arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde tedavi durumunun da önemli bir değişken olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

 

Makalede elde edilen sonuçlar, MS hastalarında bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı bireylerden farklı bir yapıya sahip olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte araştırma, belirlenen mikrobiyota değişikliklerinin MS hastalığının nedeni olduğunu ortaya koymamaktadır. Başka bir ifadeyle, bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin hastalığın gelişmesine katkıda bulunup bulunmadığı veya MS ve hastalıkla ilişkili süreçlerin sonucunda mı ortaya çıktığı kesin olarak belirlenememiştir. Bu nedenle bulgular, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi şeklinde değerlendirilmemelidir. Çalışmaya göre gelecekte yapılacak daha kapsamlı araştırmalarla belirli mikroorganizmaların MS gelişimi, hastalık aktivitesi ve bağışıklık yanıtı üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekmektedir.

 

Sonuç olarak, bu araştırma multipl skleroz ile bağırsak mikrobiyotası arasında dikkat çekici bir ilişki bulunduğuna yönelik önemli bulgular ortaya koymuştur. MS hastalarında bazı mikroorganizmaların miktarında artış, bazılarında ise azalma belirlenmiş ve bu değişikliklerin bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı biyolojik süreçlerle bağlantılı olabileceği gösterilmiştir. Bulgular, bağırsak mikrobiyotasının MS araştırmalarında dikkate alınması gereken önemli bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak bu sonuçlar, belirli bir bakterinin artırılması veya azaltılmasının MS tedavisi anlamına geldiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması, gelecekte MS’nin oluşum mekanizmalarının ve olası yeni yaklaşımların değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.