S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Kadın Kısırlığının Küresel, Bölgesel ve Ulusal Yaygınlığı ve Engelliliğe Ayarlanmış Yaşam Yılları

Araştırmanın Adı

Global, Regional, and National Prevalence and Disability-Adjusted Life-Years for Female Infertility: Results from a Global Burden of Disease Study, 1990-2019

Yazarlar

DongYi Shen 1, Sen Yang 2, Cong Qi 3, Hong Yang 4

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39571567/ Gynecol Obstet Invest. 2025;90(4):279-295. doi: 10.1159/000542408. Epub 2024 Nov 21. PMID: 39571567 PMCID: PMC12324765 DOI: 10.1159/000542408

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2025 yılı makalesinin orjinal adı: “Global, Regional, and National Prevalence and Disability-Adjusted Life-Years for Female Infertility: Results from a Global Burden of Disease Study, 1990-2019” 


Araştırmada, 1990-2019 döneminde kadın kısırlığının dünya genelindeki yükü değerlendirilmiştir. Global Burden of Disease (GBD) verileri kullanılarak 204 ülke ve bölgede kadın kısırlığının yaygınlığı, yaşa göre standardize edilmiş oranları ve engelliliğe ayarlanmış yaşam yılları (DALY) incelenmiştir.

 

Makaleye göre 2019 yılında üreme çağındaki (20-49 yaş) kadınlarda 122,38 milyon kısırlık vakası tahmin edilmiştir. Bu sayı, 1990’a göre %86,36 artmıştır. Yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık oranı 2019 yılında 100 bin kadın başına 3.089,18 olarak hesaplanmış ve 1990’a kıyasla %23,97 yükselmiştir.


Çalışmada kadın kısırlığına bağlı DALY sayısının 2019 yılında 660 bin olduğu ve 1990-2019 arasında %87 arttığı belirtilmiştir. En yüksek yaygınlık oranları Doğu Asya, Doğu Avrupa ve Güney Sahra Altı Afrika’da görülürken, en düşük oranlar Avustralasya, And Latin Amerika ve yüksek gelirli Asya-Pasifik bölgesinde saptanmıştır.

 

Yaş grupları incelendiğinde, 2019 yılında en yüksek kısırlık yükünün 30-34 yaş grubunda bulunduğu ve bu grupta 30,66 milyon vaka tahmin edildiği bildirilmiştir. Araştırmaya göre ülkeler arasında da belirgin farklılıklar bulunmaktadır. Orta ve yüksek-orta sosyodemografik gelişmişlik düzeyindeki bölgelerde yaşa göre standardize edilmiş oranların daha hızlı arttığı vurgulanmaktadır.

 

 Makalede kadın kısırlığındaki artışın tek bir nedene bağlanamayacağı; nüfus yapısındaki değişimler, çocuk sahibi olmanın ertelenmesi, sosyoekonomik koşullar, sağlık hizmetlerine erişim ve sağlık farkındalığı gibi faktörlerle ilişkili olabileceği belirtilmiştir. Veri eksiklikleri ve ülkeler arasındaki veri kalitesi farklılıkları da önemli sınırlılıklar olarak bildirilmiştir.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Kadın Kısırlığının Küresel, Bölgesel ve Ulusal Yaygınlığı ve Engelliliğe Ayarlanmış Yaşam Yılları

 

Kadın kısırlığı, bireysel ve toplumsal açıdan önemli sonuçlara yol açabilen, dünya genelinde milyonlarca kadını etkileyen bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada, 1990-2019 yılları arasında kadın kısırlığının küresel, bölgesel ve ulusal düzeydeki yaygınlığı ile hastalık yükünün ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmada, Global Burden of Disease (GBD) 2019 verilerinden yararlanılmış ve 204 ülke ile bölgede farklı yaş gruplarındaki kadın kısırlığı incelenmiştir. Yaygınlık sayıları, yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık oranları ve engelliliğe ayarlanmış yaşam yılları (DALY) temel değerlendirme ölçütleri olarak kullanılmıştır.

 

Makaleye göre, 2019 yılında 20-49 yaş arasındaki kadınlarda dünya genelinde yaklaşık 122,38 milyon kadın kısırlığı vakası bulunduğu tahmin edilmiştir. Bu değer, 1990 yılına göre toplam vaka sayısında %86,36 oranında artış anlamına gelmektedir. Yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık oranı 2019 yılında 100 bin kadın başına 3.089,18 olarak hesaplanmıştır ve bu oranın 1990 yılına göre %23,97 arttığı bildirilmiştir. Çalışmaya göre yalnızca vaka sayısında değil, nüfusun yaş yapısındaki farklılıkların etkisi azaltılarak hesaplanan kısırlık oranında da belirgin bir yükseliş görülmüştür.

 

Araştırmada kadın kısırlığının yol açtığı hastalık yükü de DALY ölçütü kullanılarak değerlendirilmiştir. Makalede, 2019 yılında kadın kısırlığı ile ilişkili toplam DALY sayısının dünya genelinde yaklaşık 660 bin olduğu belirtilmiştir. Bu değerin 1990-2019 döneminde %87 oranında arttığı bildirilmiştir. Üreme çağındaki kadınlar için yaşa göre standardize edilmiş DALY oranı 2019 yılında 100 bin kadın başına 16,65 olarak hesaplanmış ve bu oranda da 1990 yılına kıyasla yaklaşık %24,95 artış meydana geldiği gösterilmiştir. Bu bulgular, kadın kısırlığının yalnızca yaygın bir üreme sağlığı problemi olmadığını, aynı zamanda uzun süreli sağlık ve yaşam kalitesi üzerinde ölçülebilir bir yük oluşturduğunu göstermektedir.

 

Makaleye göre bölgeler arasında kadın kısırlığının yaygınlığı açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır. 2019 yılında en yüksek yaşa göre standardize edilmiş yaygınlık oranları Doğu Asya, Doğu Avrupa ve Güney Sahra Altı Afrika’da saptanmıştır. Buna karşılık en düşük oranlar Avustralasya, And Latin Amerika ve yüksek gelirli Asya-Pasifik bölgesinde görülmüştür. Araştırmaya göre ülkeler arasında da belirgin farklılıklar bulunmuş; 2019 yılında Orta Afrika Cumhuriyeti, Cibuti, Filipinler, Çin ve Komorlar en yüksek yaygınlık oranlarının görüldüğü ülkeler arasında yer almıştır. En düşük oranlar ise Avustralya, Peru, Yeni Zelanda, Danimarka ve Singapur’da bildirilmiştir.

 

Çalışmada yaş grupları açısından yapılan değerlendirmede, 2019 yılında kadın kısırlığı oranının 30-34 yaş grubunda en yüksek seviyeye ulaştığı, 45-49 yaş grubunda ise en düşük düzeyde bulunduğu belirtilmiştir. Sosyodemografik gelişmişlik düzeyleri incelendiğinde ise tüm SDI gruplarında kadın kısırlığı yükünde genel olarak artış eğilimi gözlenmiştir. Makaleye göre özellikle orta ve yüksek-orta sosyodemografik gelişmişlik düzeyine sahip bölgelerde yaşa göre standardize edilmiş kısırlık oranlarının daha hızlı yükseldiği görülmüştür. Bununla birlikte, bazı bölgelerdeki değişimlerin başlangıçtaki düşük oranlardan kaynaklanabileceği ve ülkeler arasındaki veri kalitesi farklılıklarının sonuçların yorumlanmasında dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

 

Araştırmada kadın kısırlığı birincil ve ikincil kısırlık açısından da değerlendirilmiş ve bölgeler arasında nedenlere ilişkin farklılıklar bulunduğu gösterilmiştir. Yüksek gelirli Kuzey Amerika’da birincil kısırlığın toplam kadın kısırlığı içerisindeki oranının en yüksek olduğu, Doğu Asya’da ise en düşük olduğu bildirilmiştir. Çalışmaya göre kadın kısırlığının küresel ölçekteki artışı tek bir nedene bağlanmamalıdır. Yaş yapısındaki değişimler, çocuk sahibi olma yaşının değişmesi, sosyoekonomik koşullar, sağlık hizmetlerine erişim ve bölgeler arasındaki sağlık sistemi farklılıkları gibi çok sayıda faktörün bu yükün dağılımında rol oynayabileceği değerlendirilmektedir.

 

Sonuç olarak makalede, 1990-2019 döneminde kadın kısırlığının küresel yaygınlığında ve buna bağlı hastalık yükünde belirgin bir artış olduğu ortaya konulmuştur. Araştırmaya göre bu artış dünya genelinde aynı düzeyde gerçekleşmemiş, bölgeler ve ülkeler arasında önemli farklılıklar meydana gelmiştir. Çalışma, kadın kısırlığının yalnızca bireysel bir üreme problemi olarak değil, küresel ölçekte ele alınması gereken önemli bir halk sağlığı konusu olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte makalede, GBD veri tabanında bazı ülke ve bölgelerde veri eksikliklerinin bulunması, veri erişimi ve kalitesinin bölgelere göre değişmesi ve kısırlık nedenlerinin tümünün kapsamlı biçimde değerlendirilememesi araştırmanın başlıca sınırlılıkları arasında gösterilmiştir. Bu nedenle elde edilen sonuçların ülkelerin gerçek durumlarını değerlendirirken mevcut veri farklılıkları dikkate alınarak yorumlanması gerektiği vurgulanmaktadır.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.