S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Erektil Disfonksiyonun Küresel Yaygınlığı: Bir Derleme

Araştırmanın Adı

The global prevalence of erectile dysfunction: a review

Yazarlar

Anna Kessler 1, Sam Sollie 1, Ben Challacombe 2, Karen Briggs 2, Mieke Van Hemelrijck 1

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31267639/ BJU Int. 2019 Oct;124(4):587-599. doi: 10.1111/bju.14813. Epub 2019 Jul 2. PMID: 31267639 DOI: 10.1111/bju.14813

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2019 yılı makalesinin orjinal adı: “The global prevalence of erectile dysfunction: a review”

Erektil disfonksiyon (ED), yeterli sertliğin elde edilmesi veya sürdürülebilmesiyle ilgili güçlük olarak tanımlanmıştır. Bu makalede, erektil disfonksiyonun dünya çapındaki yaygınlığının değerlendirilmesi ve yaşlanma, kalp-damar hastalıkları, iyi huylu prostat büyümesi ve demans ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır.

 

Araştırmada, genel toplumda yapılmış erektil disfonksiyon çalışmalarından elde edilen veriler incelenmiştir. Farklı değerlendirme yöntemlerinin kullanılması nedeniyle sonuçlarda önemli değişkenlik bulunduğu vurgulanmaktadır.

 

Makaleye göre dünya genelinde erektil disfonksiyon yaygınlığı %3 ile %76,5 arasında değişmektedir. Bu geniş aralığın toplum farklılıklarının yanı sıra kullanılan değerlendirme araçlarından da kaynaklandığı belirtilmiştir. Özellikle geçerli değerlendirme araçlarının kullanıldığı araştırmalarda genç erkeklerde de yüksek oranlar saptanabildiği aktarılmıştır.

 

Çalışmada yaşın artması ile erektil disfonksiyon görülme olasılığının yükseldiği belirlenmiştir. Erektil disfonksiyon ile kalp-damar hastalıkları arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır. Araştırmaya göre erektil disfonksiyonu bulunan erkeklerde tüm nedenlere bağlı ölüm riski daha yüksek bulunmuş, kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm açısından da artmış risk bildirilmiştir. Bunun yanında bu erkeklerde iyi huylu prostat büyümesi görülme olasılığının 1,33-6,24 kat, demans gelişme olasılığının ise yaklaşık 1,68 kat daha yüksek olduğu aktarılmıştır.

 

Sonuç olarak makale, erektil disfonksiyonun yalnızca cinsel yaşamı etkileyen bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yaygınlığının yüksek olması ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin yanı sıra kalp-damar hastalıkları, demans ve ölüm riskiyle ilişkili bulunması, bu durumun sağlık açısından önemini göstermektedir. Geçerli değerlendirme araçlarının kullanılmasıyla daha güvenilir yaygınlık sonuçları elde edilebileceği belirtilmiştir.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Erektil Disfonksiyonun Küresel Yaygınlığı: Bir Derleme


Erektil disfonksiyon (ED), cinsel ilişki için yeterli ereksiyonun sağlanamaması veya sürdürülememesi şeklinde tanımlanan ve erkeklerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen yaygın bir sağlık sorunu olarak ele alınmaktadır. Erektil disfonksiyonun görülme sıklığının toplumlara, yaş gruplarına ve kullanılan değerlendirme yöntemlerine göre değişebildiği bilinmektedir. Makalede, erektil disfonksiyonun dünya genelindeki yaygınlığına ilişkin mevcut bilimsel veriler kapsamlı biçimde değerlendirilmiş ve bu durumun yalnızca cinsel işlevle sınırlı bir problem olmadığı, genel sağlık durumu ile de ilişkili olabileceği ortaya konulmuştur.

 

Araştırmada, farklı ülkelerde ve toplumlarda gerçekleştirilmiş epidemiyolojik çalışmalar değerlendirilmiştir. Makaleye göre genel toplumlarda bildirilen erektil disfonksiyon oranları oldukça geniş bir aralıkta değişmektedir. Dünya genelinde bildirilen yaygınlık oranlarının yaklaşık %3 ile %76,5 arasında olduğu belirtilmiştir. Bu geniş farklılığın; araştırmalarda kullanılan tanımlara, erektil fonksiyonun değerlendirilme biçimine, katılımcıların yaşlarına, toplumların özelliklerine ve kullanılan ölçüm araçlarına bağlı olabileceği vurgulanmıştır. Bu nedenle tek bir küresel yaygınlık oranının belirlenmesinin güç olduğu ifade edilmiştir.

 

Çalışmaya göre yaş, erektil disfonksiyon açısından en belirgin ilişkili faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Yaş ilerledikçe erektil disfonksiyon görülme sıklığının arttığı bildirilmiştir. Bununla birlikte araştırmada, erektil disfonksiyonun yalnızca ileri yaşlarda görülen bir durum olmadığına dikkat çekilmiştir. Uygun ve geçerli değerlendirme yöntemlerinin kullanıldığı bazı araştırmalarda genç erkeklerde de kayda değer oranlarda erektil disfonksiyon saptandığı aktarılmıştır. Bu bulgu, cinsel işlev sorunlarının yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir.

 

Makalede erektil disfonksiyon ile çeşitli kronik sağlık sorunları arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Araştırmaya göre erektil disfonksiyon ile kalp-damar hastalıkları arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Erektil disfonksiyonu olan erkeklerde kalp-damar hastalıklarına bağlı risklerin ve tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin daha yüksek olabildiği bildirilmiştir. Bu durum, erektil disfonksiyonun bazı erkeklerde damar sağlığındaki bozulmanın erken göstergelerinden biri olabileceği düşüncesini desteklemektedir. Ayrıca makaleye göre erektil disfonksiyon ile iyi huylu prostat büyümesi arasında da ilişki bulunmaktadır ve bazı araştırmalarda bu hastalığa sahip erkeklerde erektil disfonksiyon görülme olasılığının daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

 

Araştırmada erektil disfonksiyon ile bilişsel sağlık arasındaki ilişkiye de dikkat çekilmiştir. Çalışmaya göre erektil disfonksiyonu bulunan erkeklerde demans gelişme olasılığının daha yüksek olduğuna ilişkin bulgular bildirilmiştir. Bununla birlikte bu tür ilişkilerin tek başına neden-sonuç ilişkisi şeklinde yorumlanmaması gerektiği, yaş, damar sağlığı ve diğer eşlik eden sağlık sorunlarının sonuçları etkileyebileceği anlaşılmaktadır. Makalede ayrıca farklı araştırmalar arasındaki sonuçların karşılaştırılabilmesi için standartlaştırılmış ve geçerli değerlendirme yöntemlerinin kullanılmasının önemli olduğu vurgulanmaktadır.

 

Sonuç olarak makale, erektil disfonksiyonun dünya genelinde oldukça yaygın görülen ve erkek sağlığının önemli bir parçasını oluşturan bir durum olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmaya göre yaygınlık oranlarındaki geniş değişkenliğe rağmen yaşlanma, kalp-damar hastalıkları, iyi huylu prostat büyümesi ve bilişsel sağlık gibi birçok faktörle ilişki bulunduğu görülmektedir. Araştırmaya göre bu nedenle erektil disfonksiyon yalnızca cinsel yaşamı etkileyen bir sorun olarak ele alınmamalı, gerektiğinde kişinin genel sağlık durumunun değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek önemli bir belirti olarak da dikkate alınmalıdır. Makalede, daha güvenilir küresel sonuçlara ulaşılabilmesi için farklı toplumlarda standart ve geçerli değerlendirme araçlarının kullanıldığı yeni araştırmalara ihtiyaç bulunduğu vurgulanmaktadır.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.