S A G L I K

Defteri...

BİLİMSEL MAKALE REHBERİ

Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz

Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım

Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.

Sorularınız İçin Kolay İletişim

Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.

Makalenin Künyesi

Uzun Süreli Selenyum Takviyesinin Servikal İntraepitelyal Neoplazide Gerileme ve Metabolik Profiller Üzerindeki Olumlu Etkileri

Araştırmanın Adı

The favorable effects of long-term selenium supplementation on regression of cervical tissues and metabolic profiles of patients with cervical intraepithelial neoplasia: a randomised, double-blind, placebo-controlled tria

Yazarlar

Maryam Karamali, Sepideh Nourgostar, Ashraf Zamani, Zahra Vahedpoor, Zatollah Asemi

Yayın Bilgisi

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34353382/ Br J Nutr. 2022 Jan 14;127(1):152. doi: 10.1017/S0007114521002014. Epub 2021 Aug 6. PMID: 34353382 DOI: 10.1017/S0007114521002014

Genel Bİlgilendirme

MAKALENİN KISA ÖZETİ

İncelediğimiz 2015 yılı makalesinin orjinal adı: “The favorable effects of long-term selenium supplementation on regression of cervical tissues and metabolic profiles of patients with cervical intraepithelial neoplasia: a randomised, double-blind, placebo-controlled trial”

Rahim ağzındaki hücresel değişikliklerle seyreden servikal intraepitelyal neoplazi (CIN), HPV enfeksiyonu ve oksidatif stres gibi faktörlerle ilişkilendirilmektedir. Çalışmada, CIN1 tanısı bulunan kadınlarda uzun süreli selenyum takviyesinin hücresel değişikliklerin gerilemesi ve metabolik göstergeler üzerindeki etkisi araştırılmıştır.

 

Araştırmaya 58 kadın dahil edilmiş ve iki gruba ayrılmıştır. Bir gruba 6 ay boyunca günlük 200 mikrogram selenyum, diğer gruba plasebo verilmiştir. Altı aylık takip sonunda CIN1 gerilemesinin selenyum alan grupta daha yüksek oranda görüldüğü bildirilmiştir. Gerileme oranı selenyum grubunda %88, plasebo grubunda %56 olarak belirtilmiştir.

 

Çalışmada metabolik göstergelerde de olumlu değişiklikler bildirilmiştir. Ayrıca trigliserit düzeylerinin azaldığı ve HDL kolesterol düzeylerinin yükseldiği belirtilmiştir. Araştırmaya göre antioksidan kapasite ve glutatyon düzeylerinde artış, malondialdehit düzeylerinde ise azalma görülmüştür.

 

Ancak bu çalışma hakkında önemli bir bilimsel uyarı bulunmaktadır. Makalenin yayımlandığı dergi tarafından daha sonra “Expression of Concern” yani endişe bildirimi yayımlanmıştır. Bu bildirimde, makalenin bilimsel bütünlüğüyle ilgili kaygıların bulunduğu ve editör tarafından araştırıldığı belirtilmiştir. Bu nedenle bildirilen olumlu sonuçların kesin kanıt olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.

 

Sonuç olarak, araştırmada selenyum takviyesinin CIN1 gerilemesi ile bazı metabolik göstergelerde olumlu sonuçlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Ancak endişe bildirimi nedeniyle sonuçlara temkinli yaklaşılması gerekmektedir.

MAKALE HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Uzun Süreli Selenyum Takviyesinin Servikal İntraepitelyal Neoplazide Gerileme ve Metabolik Profiller Üzerindeki Olumlu Etkileri

 

Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN), rahim ağzını döşeyen hücrelerde meydana gelen anormal değişiklikleri ifade etmektedir ve özellikle insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkilendirilmektedir. CIN1, bu değişikliklerin daha düşük dereceli formu olarak değerlendirilmektedir ve bazı olgularda bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde geriletilebilmektedir. Bununla birlikte, hücresel değişikliklerin devam etmesi veya ilerlemesi daha yüksek dereceli lezyonların gelişimi açısından önem taşımaktadır. Makalede, oksidatif stres ve inflamasyonun CIN gelişimi ve ilerlemesindeki olası rolüne dikkat çekilmiş, antioksidan özelliklere sahip besin ögelerinin bu süreçteki potansiyel etkileri üzerinde durulmuştur. Selenyumun antioksidan savunma sisteminde görev alan temel bir eser element olması nedeniyle CIN1 bulunan kadınlarda lezyonların gerilemesi ve metabolik göstergeler üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır.

 

Araştırmada 18–55 yaş arasında, kolposkopi, biyopsi ve patolojik değerlendirme sonucunda CIN1 tanısı konulmuş 58 kadın değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcılar rastgele iki gruba ayrılmış ve bir gruba günlük 200 mikrogram selenyum içeren takviye, diğer gruba ise görünüm açısından benzer plasebo verilmiştir. Müdahale süresi 6 ay olarak belirlenmiştir. Çalışma randomize, çift kör ve plasebo kontrollü şekilde yürütülmüş; katılımcıların beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarını değiştirmemeleri istenmiştir. CIN1’in gerilemesi, çalışma başlangıcında ve altıncı ayın sonunda kolposkopi, servikal biyopsi ve patolojik değerlendirme ile incelenmiştir. Ayrıca açlık kan şekeri, insülin, insülin direnci göstergeleri, kan yağları, inflamasyon belirteçleri ve oksidatif stres göstergeleri değerlendirilmiştir.

 

Çalışmaya göre 6 aylık takip sonunda CIN1 gerilemesi selenyum grubunda plasebo grubuna kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Selenyum grubunda gerileme oranı %88, plasebo grubunda ise %56 olarak bildirilmiştir. Araştırmada ayrıca selenyum alan grupta açlık kan şekeri, serum insülin düzeyi ve HOMA-IR olarak adlandırılan insülin direnci göstergesinin azaldığı; insülin duyarlılığını değerlendiren QUICKI değerinin ise arttığı belirtilmiştir. Bunun yanında trigliserit ve VLDL-kolesterol düzeylerinde azalma, HDL-kolesterol düzeylerinde ise artış bildirilmiştir. Bu bulgular, çalışmada selenyum kullanımının yalnızca servikal dokudaki değişikliklerle değil, bazı metabolik göstergelerdeki değişimlerle de ilişkili olduğunu düşündürmüştür.

 

Makalede oksidatif stres göstergeleri de ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Araştırmaya göre selenyum alan kadınlarda toplam antioksidan kapasite ve glutatyon düzeylerinde artış görülürken, malondialdehit düzeylerinde azalma saptanmıştır. Malondialdehit, hücrelerde oksidatif hasarın değerlendirilmesinde kullanılan göstergelerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle çalışmaya göre elde edilen değişiklikler, selenyum takviyesinin antioksidan savunma sistemi üzerinde olumlu yönde etkiler oluşturabileceğini düşündürmüştür. Bununla birlikte inflamasyonla ilişkili bazı göstergelerde anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Ayrıca vücut ağırlığı ve beden kitle indeksi açısından gruplar arasında belirgin bir farklılık bulunmadığı bildirilmiştir.

 

Çalışmanın sonuçları dikkat çekici olmakla birlikte, makalenin bilimsel değerlendirilmesi açısından önemli bir sınırlılık bulunmaktadır. British Journal of Nutrition tarafından daha sonra bu çalışma için “Expression of Concern” yani “Endişe Bildirimi” yayımlanmıştır. Editör tarafından yapılan bildirimde, söz konusu makalenin bilimsel bütünlüğü hakkında kaygılar bulunduğu ve bu konunun araştırıldığı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca konu İran Ulusal Biyomedikal Araştırmalar Etik Komitesine de iletilmiştir. Bildirimde, ilgili incelemeler tamamlandığında ve yazarların sonuçlara ilişkin yanıt verme fırsatı bulmasının ardından durumun güncelleneceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla başlangıçta yayımlanan olumlu sonuçlar mevcut olmakla birlikte, sonradan yayımlanan bu resmi editoryal uyarı nedeniyle bulguların kesinleşmiş bilimsel kanıt olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.

 

Sonuç olarak, çalışmada 6 ay boyunca günlük 200 mikrogram selenyum kullanımının CIN1 lezyonlarının gerilemesi ve bazı metabolik ve oksidatif stres göstergelerinde olumlu değişikliklerle ilişkili olduğu bildirilmiştir. Araştırmaya göre özellikle CIN1 gerileme oranındaki fark ile insülin metabolizması, kan yağları ve antioksidan kapasitedeki değişiklikler dikkat çekmektedir. Ancak bu sonuçların klinik uygulamaya doğrudan aktarılması uygun değildir; çünkü çalışma küçük bir katılımcı grubunda yürütülmüş ve daha sonra makalenin bilimsel bütünlüğü hakkında resmi bir endişe bildirimi yayımlanmıştır. Bu nedenle selenyumun CIN1 tedavisinde veya HPV ile ilişkili servikal lezyonların geriletilmesinde etkili olduğunun kesin olarak kabul edilebilmesi için, güvenilirliği ve metodolojik kalitesi yüksek, daha geniş katılımlı bağımsız araştırmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

SORULARINIZ MI VAR?

Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?

Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.