Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz
Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım
Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.
Sorularınız İçin Kolay İletişim
Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.
Multipl Sklerozda Konak-Bağırsak Mikrobiyomu Etkileşimlerindeki Değişiklikler
Alterations of host-gut microbiome interactions in multiple sclerosis
Yazarlar
Claudia Cantoni 1, Qingqi Lin 2, Yair Dorsett 3, Laura Ghezzi 4, Zhongmao Liu 5, Yeming Pan 5, Kun Chen 5, Yanhui Han 6, Zhengze Li 6, Hang Xiao 6, Matthew Gormley 7, Yue Liu 7, Suresh Bokoliya 3, Hunter Panier 3, Cassandra Suther 6, Emily Evans 1, Li Deng 8, Alberto Locca 1, Robert Mikesell 1, Kathleen Obert 1, Pamela Newland 9, Yufeng Wu 2, Amber Salter 10, Anne H Cross 11, Phillip I Tarr 12, Amy Lovett-Racke 7, Laura Piccio 13, Yanjiao Zhou 14
Yayın Bilgisi
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35094961/ 2022 Feb:76:103798. doi: 10.1016/j.ebiom.2021.103798. Epub 2022 Jan 27. PMID: 35094961 PMCID: PMC8814376 DOI: 10.1016/j.ebiom.2021.103798
MAKALENİN KISA ÖZETİ
İncelediğimiz 2022 yılı makalesinin orjinal adı: “Alterations of host-gut microbiome interactions in multiple sclerosis”
Multipl skleroz (MS), bağışıklık sistemi, genetik yapı ve metabolik süreçlerin birlikte rol aldığı karmaşık bir hastalık olarak değerlendirilmektedir. Son yıllarda bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi ve metabolizma üzerindeki etkileri nedeniyle MS araştırmalarında önemli bir konu haline geldiği belirtilmektedir. Bu çalışmada ise bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemi, kandaki metabolitler ve beslenme alışkanlıkları birlikte değerlendirilerek bu sistemler arasındaki ilişkilerin daha kapsamlı biçimde ortaya konulması amaçlanmıştır.
Araştırmaya 24 tedavi almayan tekrarlayan-düzelen tip MS hastası ile yaş, cinsiyet ve diğer önemli özellikler açısından eşleştirilmiş 25 sağlıklı birey dahil edilmiştir. Katılımcılardan başlangıçta ve 6 ay sonra dışkı ve kan örnekleri alınmıştır. Bağırsak mikrobiyotasının yapısı ve işlevleri, kandaki bağışıklık hücreleri ve metabolitler ile birlikte incelenmiş; ayrıca katılımcıların 4 günlük beslenme kayıtları değerlendirilmiştir. Böylece MS ile ilişkili olabilecek farklı biyolojik süreçlerin aynı araştırmada birlikte ele alınması sağlanmıştır.
Çalışmada MS hastaları ile sağlıklı bireylerin bağırsak mikrobiyotaları arasında bazı farklılıklar belirlenmiştir. Özellikle Faecalibacterium, Prevotella, Lachnospiraceae ve Anaerostipes gruplarının MS hastalarında daha düşük düzeylerde bulunduğu bildirilmiştir. Bununla birlikte, bağırsak mikrobiyotasının genel yapısının iki grup arasında büyük ölçüde benzer olduğu görülmüştür. Ayrıca bazı bağırsak bakterilerinin MS hastalarındaki engellilik düzeyiyle pozitif veya negatif yönde ilişkili olabileceği gösterilmiştir.
Araştırmada bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi ve kandaki metabolitler arasında MS hastalarında sağlıklı bireylere kıyasla farklı ilişkiler bulunduğu belirlenmiştir. Özellikle beslenme açısından et tüketimi ile bazı biyolojik değişiklikler arasında dikkat çekici bir bağlantı ortaya çıkarılmıştır. Et tüketimi, polisakkaritleri parçalayan Bacteroides thetaiotaomicron bakterisinin azalması, Th17 hücrelerinin artışı ve et tüketimiyle ilişkili bazı kan metabolitlerinin yükselmesiyle bağlantılı bulunmuştur. Bu bulgular, beslenme, bağırsak bakterileri, metabolizma ve bağışıklık sistemi arasındaki etkileşimlerin MS açısından önemli olabileceğini düşündürmektedir.
Makalede ayrıca bağırsak mikrobiyotası ve kandaki metabolit profillerinin 6 aylık süreçte genel olarak istikrarlı kaldığı bildirilmiştir. Buna karşılık bağışıklık sistemi göstergelerinde aynı düzeyde bir kararlılık gözlenmemiştir. Sonuç olarak çalışma, MS’de bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini; beslenme, bağışıklık sistemi ve metabolik süreçlerle birlikte ele alınmasının daha kapsamlı bir anlayış sağlayabileceğini göstermektedir. Ancak bu bulguların neden-sonuç ilişkisi oluşturmadığı ve belirli bir beslenme şeklinin MS’i tedavi ettiği anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
.
Multipl Sklerozda Konak-Bağırsak Mikrobiyomu Etkileşimlerindeki Değişiklikler
Multipl skleroz (MS), merkezi sinir sistemini etkileyen ve bağışıklık sisteminin sinir hücrelerini çevreleyen miyelin yapısına yönelik anormal yanıtıyla ilişkilendirilen kronik bir hastalıktır. Son yıllarda bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle MS araştırmalarında önemli bir araştırma alanı haline geldiği belirtilmektedir. Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların yalnızca sindirim süreçlerine katkı sağlamadığı, aynı zamanda bağışıklık yanıtlarının düzenlenmesi, metabolik faaliyetler ve çeşitli biyolojik sinyaller üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle bağırsak mikrobiyotası ile MS arasındaki ilişkinin yalnızca belirli bakterilerin artması veya azalması üzerinden değil, konak organizma, beslenme, bağışıklık sistemi ve metabolik süreçlerin birlikte değerlendirilmesiyle anlaşılabileceği vurgulanmaktadır.
Makalede, MS hastalarında bağırsak mikrobiyotasının yapısı ile bağışıklık sistemi ve kandaki metabolik göstergeler arasındaki ilişkilerin bütüncül biçimde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya tedavi almayan tekrarlayan-düzelen tip MS tanılı 24 kişi ile yaş, cinsiyet ve diğer önemli özellikler açısından eşleştirilmiş 25 sağlıklı birey dahil edilmiştir. Katılımcılardan başlangıçta ve yaklaşık 6 ay sonra dışkı ve kan örnekleri alınmıştır. Bağırsak mikrobiyotasının özellikleri, bağışıklık hücrelerinin dağılımı ve kandaki metabolitler değerlendirilmiş; bunun yanında katılımcıların beslenme alışkanlıklarını belirlemek amacıyla dört günlük beslenme kayıtları kullanılmıştır. Böylece çalışmada bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemi, metabolizma ve beslenme arasındaki olası bağlantıların aynı araştırma içerisinde değerlendirilmesi sağlanmıştır.
Çalışmaya göre, MS hastaları ile sağlıklı bireylerin bağırsak mikrobiyotaları arasında bazı önemli farklılıklar bulunmaktadır. Özellikle Faecalibacterium, Prevotella, Lachnospiraceae ve Anaerostipes ile ilişkili bazı bakteri gruplarının MS hastalarında daha düşük düzeylerde bulunduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, bağırsak mikrobiyotasının genel kompozisyonunun iki grup arasında tamamen farklı olmadığı ve önemli ölçüde örtüşme gösterdiği bildirilmiştir. Araştırmada ayrıca bazı bakteriyel grupların MS hastalarındaki engellilik düzeyiyle ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bulgular, MS ile bağırsak mikrobiyotası arasındaki ilişkinin tek bir bakteri türüyle açıklanamayacağını ve mikrobiyal topluluğun genel özelliklerinin yanı sıra konak faktörlerinin de dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir.
Makalede dikkat çeken bir diğer bulgu, bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi ve metabolik göstergeler arasındaki ilişkilerin MS hastalarında farklılık göstermesidir. Özellikle beslenme ile bağlantılı bazı değişiklikler araştırmada öne çıkmaktadır. Et tüketiminin, polisakkaritlerin parçalanmasında rol oynayan Bacteroides thetaiotaomicron bakterisinin azalmasıyla ilişkili olduğu; bunun yanında Th17 hücrelerinde artış ve et tüketimiyle bağlantılı bazı kan metabolitlerinde yükselme ile birlikte değerlendirildiği bildirilmiştir. Bu sonuçlar, beslenme alışkanlıklarının bağırsak mikroorganizmaları üzerinden bağışıklık sistemi ve metabolik süreçlerle etkileşebileceğini düşündürmektedir. Ancak çalışmaya göre bu ilişkiler doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemelidir.
Araştırmada 6 aylık takip sürecinde bağırsak mikrobiyotasının ve kandaki metabolit profillerinin genel olarak istikrarlı kaldığı görülmüştür. Buna karşılık bağışıklık sistemiyle ilişkili bazı göstergelerde aynı düzeyde bir kararlılık gözlenmemiştir. Bu durum, MS ile ilişkili biyolojik süreçlerin zaman içerisinde farklı sistemler arasında değişkenlik gösterebileceğine işaret etmektedir. Makaleye göre bağırsak mikrobiyotasının MS gelişimi veya hastalığın seyri üzerindeki rolünü anlamak için yalnızca mikrobiyota kompozisyonunun belirlenmesi yeterli değildir. Beslenme alışkanlıkları, mikrobiyal metabolitler, bağışıklık hücreleri ve hastalığın klinik özellikleri birlikte ele alınmalıdır. Böyle bir yaklaşım, MS ile bağırsak mikrobiyomu arasındaki karmaşık ilişkinin daha doğru biçimde anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
Sonuç: Çalışma, multipl sklerozda bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi, metabolik süreçler ve beslenme ile yakın bir ilişki içerisinde olabileceğini göstermektedir. MS hastalarında bazı yararlı veya potansiyel olarak önemli bakteri gruplarındaki değişikliklerin yanı sıra, belirli beslenme alışkanlıkları ile mikrobiyota, bağışıklık hücreleri ve metabolitler arasında bağlantılar belirlenmiştir. Ancak elde edilen bulgular, belirli bir bakterinin MS’e neden olduğunu veya belirli bir beslenme şeklinin hastalığı tedavi ettiğini göstermemektedir. Makaleye göre asıl önem taşıyan nokta, bağırsak mikrobiyomunun MS’deki rolünün tek başına değil, konak organizma, beslenme, bağışıklık sistemi ve metabolik süreçlerle birlikte değerlendirilmesidir. Bu yaklaşımın, gelecekte MS’in mekanizmalarının daha iyi anlaşılması ve mikrobiyota temelli olası araştırmaların geliştirilmesi açısından önemli bir araştırma zemini oluşturabileceği değerlendirilmektedir.
Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?
Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.