Sağlık Araştırmalarını Anlaşılır Hale Getiriyoruz
Bilimsel Kaynaklardan Sade Anlatım
Akademik yayınları herkesin anlayabileceği şekilde özetliyor, önemli noktaları açık ve güvenilir bir dille aktarıyoruz.
Sorularınız İçin Kolay İletişim
Makaledeki konu sizin yaşadığınız şikayetlerle ilişkiliyse, merak ettiklerinizi WhatsApp üzerinden bize yazabilirsiniz.
Cilt ve Deri Altı Hastalıklarının Küresel, Bölgesel ve Ulusal Yükü: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021’in Sistematik Analizi
Araştırmanın Adı
Global, regional and national burden of skin and subcutaneous diseases: a systematic analysis of the Global Burden of Disease Study 2021
Yazarlar
Deng Li 1, Siqi Fan 1, Haochen Zhao 2, Jiayi Song 1, Wei Li 1, Xuewen Xu 1
Yayın Bilgisi
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40580005/ 2026 Mar 3;18(2):183-196. doi: 10.1093/inthealth/ihaf070. PMID: 40580005 PMCID: PMC13017215 DOI: 10.1093/inthealth/ihaf070
MAKALENİN KISA ÖZETİ
İncelediğimiz 2025 yılı makalesinin orjinal adı: “Global, regional and national burden of skin and subcutaneous diseases: a systematic analysis of the Global Burden of Disease Study 2021”
Araştırmada, Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 verileri kullanılarak 1990–2021 dönemindeki 15 cilt hastalığının yükü değerlendirilmiştir. Analiz 204 ülke ve bölgeyi kapsamıştır.
Araştırmaya göre 2021 yılında dünya genelinde yaklaşık 4,7 milyar yeni cilt ve deri altı hastalığı vakası meydana gelmiştir. 2,0 milyar kişinin etkilendiği, 119 binden fazla ölüm ve 41,9 milyon DALY oluştuğu tahmin edilmiştir. 1990’dan 2021’e kadar yeni vaka ve mevcut vaka sayılarında %35’ten fazla artış görülmesi, küresel sağlık yükünün büyüdüğünü göstermektedir.
Çalışmada kadınlarda ve ileri yaş gruplarında daha yüksek yük bulunduğu belirlenmiştir. Sahra Altı Afrika yeni vaka yükünde, tropikal Latin Amerika ise ölüm yükünde öne çıkmıştır. Düşük gelişmişlik düzeyindeki bölgelerde enfeksiyon kaynaklı hastalıkların önemli bir sorun olduğu vurgulanmaktadır.
Makaleye göre gelişmişlik arttıkça hastalık dağılımı değişmiştir. Gelişmiş bölgelerde enfeksiyon kaynaklı hastalıkların payı azalırken; akne, atopik dermatit, sedef hastalığı ve kontakt dermatit gibi inflamatuvar hastalıkların payı artmıştır. Buna karşılık düşük gelişmişlik düzeyindeki bölgelerde mantar enfeksiyonları, uyuz ve piyoderma gibi enfeksiyöz hastalıkların yükü daha yüksek bulunmuştur.
Sonuç olarak, araştırma cilt ve deri altı hastalıklarının dünyada yaygın olduğunu ve 1990–2021 arasında arttığını göstermektedir. Çalışmaya göre bölgesel ve sosyoekonomik farklılıklar nedeniyle sağlık politikalarının bölgesel koşullara göre planlanması gerekmektedir. Kaynakların sınırlı olduğu bölgelerde erken tanı, korunma, tedaviye erişim ve dermatoloji hizmetlerinin güçlendirilmesi gerekli görülmektedir.
Cilt ve Deri Altı Hastalıklarının Küresel, Bölgesel ve Ulusal Yükü: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021’in Sistematik Analizi
Cilt ve deri altı hastalıkları, dünya genelinde çok geniş bir nüfusu etkileyen ve yalnızca yaşam kalitesini değil, sağlık sistemleri üzerindeki yükü de önemli ölçüde artıran hastalık grupları arasında yer almaktadır. Makalede, bu hastalıkların küresel, bölgesel ve ulusal düzeydeki görülme sıklığı, mevcut vaka sayısı, ölümler ve hastalık nedeniyle sağlıklı yaşamdan kaybedilen süreler değerlendirilmiştir. Araştırmada 1990–2021 yılları arasındaki veriler incelenmiş ve 204 ülke ile bölge karşılaştırılmıştır. Çalışmada atopik dermatit, kontakt dermatit, seboreik dermatit, mantar ve viral deri hastalıkları, akne, alopesi areata, selülit, bası yaraları, kaşıntı, piyoderma, sedef hastalığı, uyuz ve ürtiker dahil olmak üzere 15 farklı cilt ve deri altı hastalığı ele alınmıştır.
Araştırmaya göre 2021 yılında cilt ve deri altı hastalıkları nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 4,69 milyar yeni vaka ortaya çıkmıştır. Aynı yıl yaklaşık 2,03 milyar kişinin bu hastalıklardan etkilendiği tahmin edilmiştir. Cilt ve deri altı hastalıklarıyla ilişkili ölüm sayısı yaklaşık 119 bin olarak hesaplanırken, hastalıkların oluşturduğu toplam sağlık kaybı 41,94 milyon DALY düzeyinde bulunmuştur. DALY, erken ölüm nedeniyle kaybedilen yaşam yılları ile hastalık veya engellilikle geçirilen yılların birlikte değerlendirilmesini sağlayan bir ölçüttür. Makaleye göre 1990–2021 döneminde yeni vaka ve mevcut vaka sayılarında yüzde 35’in üzerinde artış meydana gelmiştir.
Çalışmada cilt ve deri altı hastalıklarının dağılımının yaş, cinsiyet ve sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine göre önemli farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmaya göre kadınlarda hastalık yükü erkeklere kıyasla daha yüksek bulunmuş ve ileri yaş gruplarında da belirgin bir yük artışı gözlenmiştir. Bununla birlikte, hastalıkların türleri ve neden oldukları sağlık yükü ülkelerin sosyodemografik özelliklerine göre değişiklik göstermiştir. Yüksek ve orta gelişmişlik düzeyine sahip bölgelerde bağışıklık sistemiyle ilişkili ve inflamatuvar cilt hastalıklarının ön plana çıktığı, düşük gelişmişlik düzeyindeki bölgelerde ise enfeksiyon kaynaklı hastalıkların önemini koruduğu görülmüştür.
Makalede özellikle bölgesel farklılıkların dikkat çekici olduğu vurgulanmaktadır. 2021 yılında en yüksek yeni vaka yükü Sahra Altı Afrika bölgesinde görülmüştür. Tropikal Latin Amerika ise mevcut vaka yükünün yüksek olduğu bölgeler arasında yer almıştır. Hastalıkların neden olduğu DALY yükü açısından Batı ve Doğu Sahra Altı Afrika öne çıkmıştır. Çalışmaya göre düşük ve orta gelirli bölgelerde mantar hastalıkları, uyuz ve piyoderma gibi enfeksiyöz cilt hastalıkları daha belirgin bir yük oluşturmuştur. Buna karşılık Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralasya gibi yüksek gelirli bölgelerde enfeksiyöz hastalıkların payı azalırken akne, atopik dermatit, sedef hastalığı ve kontakt dermatit gibi enfeksiyon dışı hastalıkların ağırlığı artmıştır.
Araştırmaya göre bu değişimde dünya nüfusunun yaşlanması, sosyoekonomik koşullardaki dönüşüm ve çevresel risk faktörleri gibi birçok unsurun rol oynayabileceği düşünülmektedir. Makalede özellikle ultraviyole ışınlara maruziyet gibi çevresel faktörlerin cilt hastalıklarının oluşumu ve yükü açısından önem taşıdığı belirtilmektedir. Bunun yanında, bazı bölgelerde koruyucu sağlık uygulamalarının, toplum eğitimlerinin, erken farkındalığın ve tedavi olanaklarının geliştirilmesiyle hastalıkların ölüm ve engellilik üzerindeki etkisinin azaltılabildiği ifade edilmektedir. Ancak yeni vaka sayısındaki genel artış, cilt hastalıklarının halk sağlığı açısından önemini koruduğunu göstermektedir.
Çalışmada elde edilen bulgular, cilt ve deri altı hastalıklarının yalnızca dermatolojik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Makaleye göre hastalıkların yükü ülkelerin gelişmişlik düzeyine ve bölgesel özelliklerine göre farklılaştığından, tüm dünyada aynı koruyucu sağlık yaklaşımının uygulanması yerine bölgesel ihtiyaçlara göre düzenlenmiş stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Özellikle kaynakların sınırlı olduğu bölgelerde erken tanı, korunma, toplumun bilinçlendirilmesi ve dermatoloji hizmetlerine erişimin artırılması önemli görülmektedir. Araştırmada ayrıca mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda cilt ve deri altı hastalıklarının yaygınlığının artmaya devam edebileceği öngörülmektedir.
Sonuç olarak, çalışma cilt ve deri altı hastalıklarının 1990–2021 döneminde küresel ölçekte önemli ve giderek büyüyen bir sağlık yükü oluşturduğunu göstermektedir. Milyarlarca yeni ve mevcut vaka ile milyonlarca DALY, bu hastalıkların bireysel yaşam kalitesi yanında toplum sağlığı açısından da dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Çalışmaya göre hastalık yükündeki bölgesel ve sosyoekonomik farklılıklar göz önünde bulundurularak koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, erken tanı olanaklarının artırılması ve dermatolojik sağlık hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi, gelecekteki küresel cilt hastalığı yükünün azaltılmasında önemli bir yaklaşım olacaktır.
Okuduğunuz Konu
Sizde Olan Belirtilerle
İlişkili Olabilir Mi?
Bilimsel içerikleri sadeleştiriyor,
merak ettiğiniz konularda size
doğru başlangıç noktasını göstermeye yardımcı oluyoruz.